Mahkumiyet
2797 sayılı Yargıtay Yasasının 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde “Ceza Dairelerinde, Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde, dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.06.2006 gün ve 25046/3056/8243 sayılı iddianamesinde, sanığın şikayetçinin haksız olarak ele geçirdiği internet bankacılığı şifresini kullanarak hesabında bulunan 25.000 TL’yi kendi hesabına havale ettiğinin iddia olunması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.11.2009 gün ve 193/268 sayılı kararında açıklandığı üzere 5237 sayılı TCK.nun 142/2-e maddesinde öngörülen “bilişim suretiyle hırsızlık” suçu tavsif edilerek dava açılmıştır.
Bu itibarla, iddianamedeki tavsife, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 13. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, Dairemiz ile Yüksek 13. Ceza Dairesi arasında ortaya çıkan görev uyuşmazlığının çözülmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.