Taraflar arasındaki karşılıklı açılan kadastro tespitine itiraz davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun asıl dava yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı ... vekili ve davacı-davalı asıl ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sonucunda, ... İli ... Köyü köy içi mevki çalışma alanında bulunan 139 ada 1 parsel ... taşınmaz ... adına, 139 ada 2 parsel ... taşınmaz ... adına tarla vasfıyla senetsizden tespit edilmiştir.
Davacı-davalı ..., dava konusu 139 ada 2 parsel ... taşınmazın babası tarafından 1962 yılında ücreti karşılığı davalı-davacının babasından satın alındığı ve o tarihten bu yana önceleri babası, babasının vefatı ile kendisi ve kardeşi tarafından kullanıldığını açıklayarak tespite itiraz etmiştir.
Davalı-davacı ..., 139 ada 1 ve 2 parsel ... taşınmazların bir bütün olduklarını, taşınmazın uzun yıllardır önce babası devamında ise kendisinin kiraya verdiği kişiler tarafından kullanıldığını açıklayarak tespite itiraz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava konusu taşınmazların dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilerek, dava konusu 139 ada 1 ve 2 nolu taşınmazların birbirine bitişik ve tek tarla olarak bildiklerini, dava konusu taşınmazlar 1960'lı yıllara kadar ...'un babasının zilyetliğinde olduğunu, 1960'lardan sonra ise ...'un babasının dava konusu taşınmazları davacı-davalı ...'ın babasına satıp köyden göç ettiğini, 1960'lardan 1990-1995 yıllarına kadar ise ...'ın babası çocukları ile birlikte bu taşınmazları kullandığını, 1990-1995 yıllarında bölgede yaşanan terör olayları nedeni ile arazilerin boş kaldığını, ekilip biçilmediğini, 1995 yılından bu yana ise üzerinde yetişen otların Yılmaz ailesi tarafından biçildiğini, eklemeli olarak geçmişten bu yana 40-45 yılı aşkın zamandır nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla davacı-davalı ... ve babasının zilyetliğinde bulunduğu, davalı-davacı ...'un ve ailesinin 1960'lı yıllarından sonra dava konusu taşınmazları kullanırken görmediklerini, davacı-davalı ...'ın dava konusu taşınmazları malik olarak kullandıkları beyanı karşısında davalı-davacı ...'un bu durumun aksini ispat edecek delilleri ortaya koyamadığı, ayrıca tanıklarının mahalli ve tespit bilirkişi beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları, ...'un ve ailesinin 1960 yılından bu yana köyden göç ettikleri ve ayrıca ...'un dosyaya sunmuş olduğu ecrimisil kayıtlarının taşınmaz başında mahalli bilirkişiler marifetiyle uygulanması sonucu yüsüf tarlası olarak belirtilen kaydın dava konusu taşınmazlarla bir ilgisinin olmadığı komşu taşınmaz 139 ada 3 nolu parsele hudut ve mevki itibariyle kısmen uyduğunun, diğer kayıtların uymadığı hususlarının mahalli bilirkişi beyanları ve aynı zamanda teknik fen bilirkişi raporuyla da anlaşıldığı, davalı-davacı ...'un 24.08.2020 tarihli keşifte alınan beyanında 1960 yılında köyden göç ettiklerini ve o tarihten itibaren arazileri üzerinde herhangi bir faaliyetlerinin bulunmadığı ikrarı da göz önünde bulundurularak dolayısı ile davalı-davacı ... lehine dava konusu 139 ada 1 nolu parsel yönünden 3402 ... yasanın 14. maddesi gereğince zilyetlikle taşınmaz iktisap etme koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış olup davacı-davalı ...'un davacı-davalı ...'a karşı 139 ada 1 nolu parsele yönelik açılan davanın reddi ile Taşboğaz köyü 139 ada 1 nolu parselin kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, davacı-davalı ... lehine dava konusu 139 ada 2 nolu parsel yönünden 3402 ... yasanın 14. maddesi gereğince zilyetlikle taşınmaz iktisap etme koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış olup davacı-davalı ...'ın davalı-davacı ...'a karşı açtığı 139 ada 2 nolu parsele yönelik açılan kabulü ile Taşboğaz köyü 139 ada 2 nolu parsele ilişkin yapılan kadastro tespitinin iptali ile davacı- davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükme karşı süresi içerisinde davalı-davacı ... vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; ...'un 139 ada 1 parsele ilişkin talebi yönünden yapılan incelemede; davalı-davacı tarafça bu yerin 60 yıldan fazladır öncesinde babasının ardından kendi kullanımında olduğunu iddia etmekte ise de, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından bu yerin 1960 yılları başında babası tarafından karşı davalının babasına satıldığı, o tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile karşı davalı ve öncesinde babası tarafından kullanıldığı, karşı davacının kendi beyanı ile de sabit olduğu üzere 1960 yılından beridir taşınmazın bulunduğu köyde yaşamadığı sabit olmakla 20 yıllık aralıksız kazandırıcı zamanaşımı iddiasını ispat edemediği ve ilk derece mahkemesinde açtığı davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, diğer yandan davacı ... tarafından ... adına tespit gören 139 ada 2 parselin kendisi ve kardeşi adına tescili istemi ile açılan dava mahkemece kabul edildiği ancak dosya arasında bulunan ve dava konusu edilen 139 ada 1 ve 2 nolu parsellere ait tutanakların aynı gün yani 14.11.2005 tarihinde imza edildiği, ... adına tespit gören 139 ada 2 parsel ... taşınmazda ...'in muhtar olarak bulunduğu ve bu yerin davalısı ... adına tespitine imzası ile muvafakat etmiş olduğu, bunu sehven yapmadığı zira ...'in kendi adına tespit edilen 1 nolu parsele ait kadastro tutanağını muhtar sıfatı ile başkasının imza ettiği anlaşılmakla, ...'in bu yerin davalı ... adına tespitine muvafakat ettiği kanaatine varılmış, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından davacı ...'in davasının reddi gerekmiş, istinaf talebinde bulunan ...'ın bu yöne ilişkin istinaf isteminin kabulü ile 6100 ... HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Mutki Kadastro Mahkemesinin 08/10/2020 tarih ve 2015/6 Esas, 2020/11 Karar ... kararının kaldırılmasına, ...'un açtığı davanın reddine, dava konusu 139 ada 1 nolu parselin kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, ...'ın açtığı davanın reddine, dava konusu 139 ada 2 nolu parselin kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Karara karşı davalı-davacı ... vekili ve davacı-davalı asıl ... temyiz itirazında bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı ... vekili ve davacı-davalı asıl ...'in temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, kararın İlk Derece Mahkemesine bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.