İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2019/195 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/3106 Esas, 2022/1298 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
A. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkindir.
B. Sanık müdafinin temyiz isteği; vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir.
1. Katılanı suç tarihinde arayan ve kendisini banka görevlisi olarak tanıtan kişinin katılandan ödemiş olduğu kredi kart aidatlarının iade edileceğini söyleyerek telefonuna gelen sinyal sesinden sonra internet bankacılığı şifresini ve hemen akabinde banka tarafından kendisine gönderilen şifreyi tuşlamasını istediği, katılanın şifreyi tuşladıktan sonra bilgisi ve rızası dışında hesabından 2.500,00 TL çekildiği anlaşılmıştır.
2. Katılana ait Yapıkredi Bankası ...Şubesi nezdindeki hesaba, katılandan temin edilen hesap ve şifre bilgileri ile mobil bankacılık kanalından erişim sağlandığı ve QR kod para çekme yöntemi ile de ilgili bankanın ... ATM'sinden 2.500,00 lira tutarında para çekildiği, ancak kamera kayıtlarının temin edilemediği tespit edilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesi tarafından, katılana ait hesaba mobil bankacılık yoluyla erişimin sağlanması ve belirtilen şekilde para çekme işlemi yapıldığı sırada kullanılan IP adresinin sanık ...'ın fiilen kullanımında olan GSM hattına tanımlı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesince; sanığın atılı suçu işlediği hususunda mahkumiyetine yeterli kesin delil elde edilemediği gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan temyiz incelemesine konu beraat hükmü kurulmuştur.
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan incelemede, ilk derece mahkemesinin olaya ilişkin kabulünde delillerin yeniden takdiri suretiyle yeni bir hüküm kurularak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu hususlarla ilgili değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre duruşma açılmak suretiyle yapılması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Başkaca yönleri incelenmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/3106 Esas, 2022/1298 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.