Esastan ret
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; 182 ada 14 No.lu parsel 3. kat 4 No.lu bağımsız bölümün ipotekli olarak 26.03.2013 tarihli satım sözleşmesi ile ... Doğalgaz Isıtma-Soğutma Sistemleri Müh. Hiz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'den 135.000,00 TL karşılığında alındığını, ev alındığında gayrimenkul üzerinde İş Bankası A.Ş lehine borçlusunun ... Doğalğaz olan ipoteğin mevcut olduğunu, davacının beş sene içerisinde 135.000,00 TL'lik borcu ödediğini, bu borcun ödenmesi ile ev üzerinde olan ipoteğin kalkacağı konusunda satıcı şirket ile anlaşıldığını, davacı ile yapılan satım sözleşmesiyle aynı zamanlarda ... Doğalgaz'ın sorumlusu ...'in ipotek lehtarı ...'ın halası ...'a bir dublex ev ve bir dükkan sattığını, ...'ın gayrimenkullerin bedelinin yarısı ödediğini, kalan kısmını da erkek kardeşinin oğlu ... adına ödettirdiğini, ...'ın liman çalışanı olduğunu, bu borcu ödeme gücüne sahip olmadığını ve ipoteği temlik alarak davacının taşınmazındaki ipoteğin fekkine de engel olduğunu belirterek dava konusu taşınmaz üzerinde ipoteğin borçlusunun davacı olmadığının tespiti ile ipoteğin terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; İş Bankası lehine süresiz olarak ipotek verildiğini, davalının, halası Hatice ile birlikte ... Doğalgaz Isıtma ve Soğutma Sistemleri Mühendislik Hizmetleri İnşaat San.ve Tic. Ltd. Şti'nin İş Bankası'na olan tüm borçlarını faizi ile birlikte ödediğini, İskenderun 1. Noterliğinin 13.02.2018 tarihli 03967 yevmiye numaralı temlik sözleşmesi yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..tüm dosya kapsamına göre, davacının ipotek yükü ile satın aldığı taşınmazda, davalının banka lehine olan ipoteği temlik aldığı, davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile dilediği bağımsız bölüm malikine karşı takibe geçebileceği, davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığından dava dışı Hatice ile davalı arasındaki akrabalığın eldeki dava bakımından önem arz etmediği, davacının ancak ödemek zorunda kalabileceği ipotek bedeli nedeniyle akidi olan müteahhide başvurabileceği gerekçesiyle davanın reddine" karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili, taşınmaz bedeli ödendiği halde ipoteğin kaldırılmadığını, icra takibine itiraz ettiklerini, dava sonucunun beklenmediğini, davanın kabulü gerektiğini dile getirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı lehine tesis edilen ipotekle ilgili olarak borcun ödenmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili; ... Doğalgaz Isıtma - Soğutma Sistemleri Müh. Hiz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti sorumlusu ...'in davalının akrabası ...'a, müvekkil ile yapılan satım sözleşmesiyle aynı zamanlarda bir dublex ev ve bir dükkan sattığını, ...'ın gayrimenkullerin bedelinin yarısı ödediğini, kalan kısmını da erkek kardeşinin oğlu ... adına ödettirdiğini, hatta ...'ın temlik sözleşmesi ile ipotek alacaklısı sıfatını üstlendiğini, bu borcu ödeme gücüne sahip olmadığını, halası ... ile ipoteğin fekkine engel olduklarını, müvekkilinin ise ipotek alacaklısının değiştiğinden habersiz ...'e ödeme yapmaya devam ettiğini, muvazaalı olarak ödeme ve temlik işlemlerinde bulunan ... ve ...'ın hukuka aykırı işlemleri ile davacı aleyhine icra takibi başlattıklarını, itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğunu ancak bu davanın sonucunun beklenmediğini belirterek hükmün bozulması gerektiğini dile getirmiştir.
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Taşınmaz rehni, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 850 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.