İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli ve 2019/145 Esas, 2019/392 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)148/1, 149/1-a-d, 62/1,53,54 .maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye karar verilmiştir.

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin,12.06.2020 tarihli ve 2020/215 Esas, 2020/1207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi

1.İlk derece mahkemesinin kararında salt şikâyetçi beyanları ve tanık olarak dinlenilen şikayetçinin babasının beyanlarına dayanılarak karar verildiğine, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, şikâyetçinin, sanığa ait telefonu sanığın haberi olmaksızın sanıktan aldığına ve kullandığına, sanığın bu olaydan dolayı şikâyetçi olduğuna ancak bu durum tam araştırılmadan karar verildiğine, sanığın telefonu geri almak için şikâyetçinin yanına gittiğinde ise şikâyetçinin telefonun kendisinde olmadığını iddia ettiğine ve aralarında tartışma çıktığına, dosya konusu olayın şikâyetçinin davranışlarından mütevellit gerçekleştiğine,

2. E.S. isimli tanık dinlenilmeden karar verildiğine, tanığın savcılıkta vermiş olduğu ifadesinde telefon çalma olayını teyit ettiğine, bu tanığın dinlenilmeden karar verildiğine,

3. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Olay günü, katılanın ikametinde yatak odasında yattığı esnada sanık ...’un katılanın ikametinin kapısının dürbün merceğini kağıtla kapatarak bir şekilde ikamete girdiği, katılanın sanığı bir anda boğazına bıçak dayamış şekilde gördüğü, sanığın katılanı bıçak ile tehdit ederek evde bulunan katılana ait ... marka cep telefonunu, ... marka çakmağı, üç adet tesbihini ve çalışmaz vaziyette bulunan kuru sıkı tabancayı alarak evden uzaklaştığı, ayrıca kapı önünde bulunan ayakkabıları binanın giriş kapısı önüne bıraktığı, katılanın olay nedeniyle ... hakkında şikayetçi olduğu, kolluk kuvvetleri ile katılanın, sanığın bulunduğu ikamete birlikte gittikleri ve sanığın ikamette katılana ait eşyalar ile birlikte bulunduğu ve yakalandığı, olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2.Katılanın aşamalarda özde değişmeyen beyanı, katılanın beyanını destekleyen M.Y.'ın beyanı dava dosyasında mevcuttur.

3.Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.

4.Tanık E.S.'nın 11.07.2019 tarihli duruşmada beyanda bulunduğu görülmüştür.

5.Kolluğun düzenlediği 16.03.2019 tarihli yakalama, üst arama, rızaen teslim ve muhafaza altına alma tutanağı, olay yeri inceleme raporu dava dosyasında mevcuttur.

6. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 03.04.2019 tarihli uzmanlık raporu dava dosyasında mevcuttur.

7.Sanığın 2019 yılında telefonunun çalınması ile ilgili soruşturma kaydının tespit edilemediğine ilişkin Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı dava dosyasında mevcuttur.

8.Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1.Delil Yetersizliğine, Eksik İnceleme Ve Araştırma İle Karar Verildiğine, Tanık E.S.'nin Dinlenilmeden Karar Verildiğine, Şikâyetçi ve Tanık Olarak Dinlenilen Şikâyetçinin Babasının Beyanlarına Dayanılarak Karar Verildiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden,
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın aşamalarda özde değişmeyen anlatımları, tanık M.Y.'nın beyanı, sanığın savunması ile olay ve olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin,12.06.2020 tarihli ve 2020/215 Esas, 2020/1207 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.