Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette depo elemanı olarak çalıştığını, müvekkilinin ...'da bulunan depoda çalışmakta iken arada bir davalı işyerine ait ...'da bulunan depoya destek için gönderildiğini, bu görevlendirmelerde servis verilmediğini ve yol parası ödenmediğini, yol parası talep edince müvekkili ile birlikte üç çalışanın iş akdine son verildiğini belirterek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, resmi tatili ücreti ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili,davacının depo elemanı olarak çalıştığını, müvekkili şirkete ait Beylikdüzü'nde bulunan depoda çalışan davacı ile birlikte iki depo elemanının ...'da bulunan depoda ihtiyaç duyulması nedeniyle ...'daki depoya götürülecekleri ve orada çalışacaklarının söylendiğini, davacının ...'da bulunan depoda çalışmayı ret ettiğini, davacının ...'a gitmesi için yol parası verilmediği iddiasının doğru olmadığını, davacının müvekkili şirkete ait araç ile ...'daki depoya götürülmek istendiğini, ancak davacının ve diğer iki çalışanın başka bir depoda çalışmayı reddettiklerini, davacının ve diğer iki arkadaşının müdürleri ile bu konuda tartıştıklarını ve işyerini terkettiklerini, devamsızlığa ilişkin tutanaklar tutulduğunu ve davacının iş akdinin feshedildiğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını, fazla mesai ücretlerinin ve resmi tatil çalışma ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davacının aynı yerde çalışan diğer iki kişi ile birlikte davalı şirkete ait ...'da bulunan depoya çalışması için gönderildiği, davacının ... ilçesindeki depoya gitmek için yol parası talep ettiği, davalı işveren tarafından bunun karşılanmadığı, davacı ve diğer çalışan iki işçi ile işyerindeki yetkili arasında bu konuda tartışma çıktığı, bundan dolayı davacının işten ayrıldığı, davacının eylemli olarak iş akdini feshettiği, davacının görevlendirildiği başka bir yerdeki işyerine gitmesi için yol parası talep etmesinin yerinde olduğu, kaldı ki davacının ödenmeyen hafta tatili ücreti ile bayram ve genel tatil ücreti bulunduğu, bu şekilde davacının iş akdini eylemli olarak feshetmesinin haklı nedene dayandığı, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, iş akdinin davacı tarafından feshedildiğinden davacının ihbar tazminatı talebinin reddine, davalı tarafından sunulan yıllık izin belgelerine göre davacının 12 gün yıllık izin kullandığı, davacının kıdemine göre 14 gün yıllık izine hak kazandığı anlaşıldığından, davacının 2 günlük yıllık izin karşılığı 81,33 TL yılık izin ücreti talep edebileceği,dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına ve davalı tarafından sunulan ücret bordrolarına göre bordrolarda tahakkuk bulunan bayram ve genel tatil günlerinin dışlanması sureti ile davacının çalıştığı sadece 23 Nisan ve 30 Ağustos gününe ait ücretin ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından ve çalışılan 2 gün olması ile ücreti göz önüne alınarak takdiri indirim yapılmaksızın davacının talep edebileceği net bayram ve genel tatil çalışma ücret alacağının 74,61 TL olduğu, dinlenen davacı tanığı ...'in beyanına göre davacının ayda 2 sefer hafta tatili günlerinde çalıştığı, bu çalışmasının karşılığının ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından hafta tatili çalışma ücret alacağının 930,25 TL olduğu,davacının imzasının bulunduğu ücret bordrolarında fazla çalışmaya ilişkin tahakkuk bulunduğu ve fazla çalışma ücretlerinin ödendiği, ücret bordrolarında gösterilenden daha fazla çalışma yapıldığına ilişkin davacı herhangi bir yazılı belge sunmadığı anlaşıldığından fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin hafta tatili alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, hafta tatili çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatillerinde çalışmaların yazılı delille kanıtlaması mümkündür.
Hafta tatili ücretlerinin tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, tahakkuku aşan çalışmalar her türlü delille ispat edilebilir ve bordrolarda yer alan ödemelerin mahsubu gerekir.
Hafta tatili çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Dairemizce son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, hafta tatili çalışmasının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda, böyle bir indirime gidilmemesi gerekir.
Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil yerine tanık beyanlarına dayalı olarak hesaplanması halinde, işçinin sürekli olarak aynı şekilde çalışması mümkün olmadığından, hastalık mazeret izin gibi nedenlerle belirtildiği şekilde çalışamadığı günlerin olması kaçınılmaz olup, bu durumda karineye dayalı makul indirim yapılmalıdır(Yargıtay HGK, 06.12.2017 tarih 2015/9-2698 E.-2017/1557 K.).
Hafta tatili çalışmalarının tanık anlatımları yerine doğrudan yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.

Hafta tatili ücretinden karineye dayalı makul indirime gidilmesi sebebiyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemez.

Davacı dava dilekçesinde haftada beş gün ve ayrıca ayda iki Cumartesi günü çalışıldığını iddia etmiş ve hafta tatili ücreti alacağı talep etmiştir.
Hafta tatili ücretine hak kazanmak için haftanın yedi günü kesintisiz çalışması şarttır. Davacı haftada yedi gün çalıştığını iddia etmemiştir.Haftada yedi gün çalıştığını iddia edilmediği halde 6100 Sayılı HMK'nun 25. maddesinde belirtilen maddi vakıa ile bağlılık ilkesine aykırı şekilde davacının ayda iki hafta yedi gün çalıştığı kabul edilerek hafta tatili ücretinin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.