İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2019 tarihli ve 2016/368 Esas, 2019/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 62 nci, 53/1-2-3,63 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2019/1454 Esas, 2020/1243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Atılı suç ile sanık arasındaki manevi unsur oluşmadığına, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, kabul manasına gelmemek kaydıyla, sanık atılı suça katkı sağlamış dahi olsa bu durumda da kendisinin asıl fail değil, olsa olsa yardım eden sıfatıyla cezalandırılmasının gerektiğine, delil yetersizliğine, beraat kararı verilmesine, aksi kanaatte ise de lehe olan hükümlerin tatbiki ile daha az cezaya hükmolunmasına karar verilmesine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılan ...'in olay tarihinde ... mahallesi 1 nolu sokak ... parkı içerisinde oturduğu sırada sanık ...'in katılanın yanına giderek mağdurdan cep telefonunu istediği, katılandan telefonu çekerek aldığı, katılanın telefonunu istemesi üzerine sanık ...'in boğazına bıçak dayadığı ve küfrettiği, kendisinin de korktuğu için biraz geri çekildiği, sonra sanık ...'ın bıçağı indirip tekmeyle göğsüne doğru vurduğu, yere düştüğü, yere düşünce diğer sanıklar ... ve ...'nin olay yerinden kaçtıkları, ... ve ...'nin kendisine karşı telefon isteme, vurma, tehdit gibi herhangi bir eylemleri olmadığı, eylemlerin hepsini sanık ...'ın tek başına gerçekleştirdiği, olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2.Katılan ...'in aşamalarda özde değişmeyen beyanı dava dosyasında mevcuttur.
3.Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.
4.Kolluğun düzenlediği 19.07.2016 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
5. Temyiz dışı sanıklar M.B.'nin ve Y.E.A.'nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.
6.Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1.Yağma Suçunun Yasal Unsurlarının Oluşmadığına, Delil Yetersizliğine, Beraat Kararı Verilmesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden,
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın aşamalarda özde değişmeyen anlatımları, sanığın savunması ile olay ve olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Lehe Hükümlere İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 8 yıl 4 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2019/1454 Esas, 2020/1243 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.