Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının 11/10/1993 tarihinden 15/10/2012 tarihine dek kamu işçisi statüsü ile hizmetli kadrosunda çalıştığını, 12/10/2012 tarihinde iş yeri dışında iş yeri ile uzaktan yakından ilgisi olmayan ölümlü bir adli vakaya karıştığını, bu talihsiz olay sebebi ile tutuklandığını, iş akdinin tutukluluk sebebi ile 15/10/2012 tarihinde işverence sona erdirildiğini, haklarının ödenmediğini, bu nedenle kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; zamanaşımı itirazında bulunmuş, davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını, iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin 4. bendi gereğince sona erdirildiğini, kıdem tazminatı talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/IV. maddesi uyarınca feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/IV. maddesi kapsamında sona erdiği ancak davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağı gerekçesi ile isteğinin reddine karar verilmiştir.
Davacı işçinin işyeri dışında işlediği suç sebebi ile tutuklandığı, tutukluluk süresinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesindeki bildirim sürelerini aştığı, işveren tarafından aynı kanunun 25/IV. maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır. Kıdem tazminatını düzenleyen ve halen yürürlükte olan 1475 sayılı Kanun'nun 14. maddesinin 1. bendinde "işveren tarafından bu kanunun 25. maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında" feshedilmesi halinde işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı düzenlenmiş olup, feshin nedenine göre davacı işçinin kıdem tazminatı isteğinin kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 12/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.