Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/424 Esas, 2019/199 sayılı kararı ile

Sanık hakkında

1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.12.2021
tarihli ve 2019/711 Esas, 2021/1799 sayılı kararı ile

1. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin, O yer Cumhuriyet savcısının ise silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.02.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde özetle;

1.Sanığın örgüt tarafından KPSS sınavından önce dağıtılan adaylarla aynı yanlış cevaplarda birleştiğine,

2.Örgüt üyesi olmayan birinin sınav sorularına sınavdan önce ulaşmasının imkansız olması da nazara alındığında; FETÖ terör örgütün ideolojisini, amaçlarını ve faaliyetlerini benimseyip örgütle organik bağ kurup örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket eden sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan da ceza tayini gerektiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna,

3.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz isteminde özetle;

1.Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine dair karara karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna,

2. Kamu zararına sebep olan sanığın, atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine,

3.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçuna, Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin ise kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz istemleri yönünden;

Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin ispat edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.12.2021 tarihli ve 2019/711 Esas, 2021/1799 sayılı kararında, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve Hazine Maliye ve Maliye Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.