Esastan ret
Taraflar arasındaki harici satımdan kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 13 parsel sayılı 3846,52 m²'lik taşınmazın 2500 m²'sinin harici satım ile davalıdan satın alındığını, ancak kadastroda ifrazının mümkün olmaması nedeni ile tapuda devir işleminin yapılamadığını, davacının 10 yıldır araziyi aralıksız kullandığını belirterek 2500 m² alanının tapu kaydının iptali ile bu kısmın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazın satışı hususunda davacı ile anlaştıklarını; ancak Toprak Koruma Kanun'u nedeni ile devir işlemlerinin yapılamadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usulüne uygun şekilde davacı vekiline harcı ikmal etmek üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde harç ikmal edilmediği, dosyanın bundan dolayı işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde de harcın ikmal edilmediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; harcın yatırılmamasından bahisle dosyanın işlemden kaldırıması kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafa vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32 nci maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nın 150 nci maddesine uygun olarak eksik harcın ödemesi konusunda davacı tarafa usulüne uygun olarak süre verildiği, bu sürede eksik harcın tamamlanmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve harçlandırılan dava değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, harici satım sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, HMK'nın 150 inci maddesi.
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 uncu maddesi.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 uncu maddesinde "Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.
" denilmiştir. Somut olayda, davacı vekiline harcın yatırılması için Mahkemece kesin süre verildiği, süresinde yatırılmaması sonucunda davanın açılmamış sayılacağı hususunun usulüne uygun ihtar edildiği, davacı vekili tarafından kesin süre içerisinde peşin harcın tamamlanmadığı anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.