HÂKİMLİĞİ: Adana 2. Sulh Ceza Hâkimliği

SAYISI: 2020/4258 Değişik iş

İtirazın reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Https://www.haberler.com/zimmetci-ustacavusa-hapis-cezasi- 2672802- haberi ve muhtelif URL uzantılı internet sitelerinde yayımlanan haber içerikleri nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğinden bahisle ilgilisi ... tarafından yapılan erişimin engellenmesi talebinin URL adreslerinin içeriklerinin talep dilekçesi ekinde yer almadığından bahisle usulden reddine dair Adana 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.08.2020 tarihli ve 2020/4858 Değişik İş sayılı kararına karşı yapılan itirazın esastan ele alınarak yayın içeriklerinin basın özgürlüğü ve haber verme hakkı kapsamında kaldığı gerekçesiyle mercii Adana 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.09.2020 tarihli ve 2020/4258 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.05.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/82265 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/82265 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...1-Dosya kapsamına göre,29/07/2020 tarihli ve 7253 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile değişik 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer alan "(1)İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir." şeklindeki ve anılan maddenin 3. fıkrasında yer alan “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında,

Dosya kapsamına göre, https://www.haberler.com/zimmetci-ustacavusa-hapis-cezasi- 2672802-haberisi- 2672802-haberi ve muhtelif URL uzantılı internet sitelerinde yayımlanan haber içerikleri nedeniyle kişilik haklarının ihlâl edildiğinden bahisle ilgilisi tarafından erişimin engellenmesi talebinde bulunulması üzerine, Adana 2. Sulh Ceza Hâkimliğince itiraz esastan ele alınarak belirtilen URL adreslerinde bulunan içeriğin itiraz edenin kişilik haklarını ihlâl etmediği, basın özgürlüğü ve haber verme hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle itirazın reddine karar verilmiş ise de, Adana 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/08/2020 tarihli kararı ile itirazı esastan inceleme yapmayarak usulden reddettiği gözetildiğinde, anılan karara karşı ilgilisi tarafından itiraz yoluna başvurulması üzerine, ilk kararda başvurunun usulden reddine karar verildiğinden itiraz incelemesinin usulden ret kararının yerinde olup olmadığının incelenmesi ile sınırlı olması gerektiği, merciince Adana 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin usulden ret kararının hatalı olduğu düşünülüyorsa bu kararın kaldırılıp, esastan inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın Adana 1. Sulh Ceza Hâkimliğine geri gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,

2-Kabule göre de;
Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 05/06/2017 tarihli ve 2016/15510 esas, 2017/5325 karar sayılı ilâmında yer alan, "Unutulma hakkı; ... bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir..."...başvuruya konu haberlerin ilk kez yayınlandıkları tarihte, her hangi bir eleştiri veya yorum yapılmaksızın internet üzerinde yorumsuz biçimde yayınlanmalarının, olay tarihinde kişilik haklarına karşı bir saldırı veya ihlal içermediği, bu hâliyle ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği, başvuranların beraat etmeleri sonucu, aradan geçen dokuz yıl sonra, haberin "güncellik" değerini yitirdiği,... dolayısıyla adı geçen habere istenildiği zaman ulaşılmasının, toplum açısından yanlış algılamaya yol açabileceği, başvuranların beraatle sonuçlanan bir yargı sürecinde gözaltına alınması ve tutuklanması süreçlerine dair haberin basının arşivinde bulunmasının, haberin kamu yararı için gelecekte hatırlanması veya istatistiki açıdan değerlendirilmeye alınması gibi işlevi de taşımadığı,..,başvuranların isimlerinin ad ve soyadı şeklinde açıkça yazılması suretiyle "örgüt, fuhuş ve insan ticareti" gibi kelimelerin yanında anılmaya devam etmesinin, şeref ve haysiyetlerine karşı bir eylem olduğu gibi,., başvuranların istememesine rağmen, geçmişlerinde yer eden olumsuz tecrübelere
dair haberlere, toplum tarafından istenen her anda kolaylıkla ulaşılmasının başvuranların kişilik haklarını zedelediği,..." şeklindeki açıklamalar ile aradan uzun zaman geçmesi halinde haberin güncellik değerini kaybettiği, haberin o tarihte "gerçeklik ve doğruluk" kriterlerini karşılamasının artık bir önemi kalmadığı, habere konu olan yargılama sürecinin tüm aşamalarıyla sona ermesiyle birlikte, habere konu olan kişiler için haksızlık içeren durumun, toplum tarafından öğrenilmesinin, geçmişte gerçeklik ve doğruluk payı varmış gibi ifşa edilmesi anlamına gelebileceği gözetildiğinde, söz konusu URL adreslerindeki haberlerde yer alan 16 yıl önce gerçekleşen zimmet eylemi nedeniyle sanık sıfatıyla yargılandığı belirtilen başvuran ilgili ...'ın isminin paylaşıldığı URL içeriklerinin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, başvurucunun unutulma hakkının bulunduğu ve haberin güncellik değerini kaybettiği, bu nedenle haber içeriklerinin kişilik haklarını zedelediği hususları hep birlikte nazara alındığında, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden bakımından;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden bakımından;

Bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğinde yer alan (2) numaralı neden inceleme dışında bırakılmıştır.

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,

2.Adana 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.09.2020 tarihli ve 2020/4258 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.