Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3. kişi vekili, müvekkili şirkete ait ve şirket işçilerinin yatakhane ve diğer ihtiyaçları için kullanılan 31 adet konteynerın haczedildiğini, haciz mahalli olan şantiyenin borçlu şirketten 01.12.2012 tarihinde devralındığını, haczedilen malların borçlu şirketle ilgisinin bulunmadığını, borçludan sadece 15.10.2012 tarihli şarta bağlı satış sözleşmesine istinaden müvekkili şirketin üstlendiği projeye ilişkin ekipmanın satın alındığını istihkak iddialarının kabulü ile, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
3. kişi şirket, davalı alacaklı tarafından, yine aynı borçlu aleyhine ... 32 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası kapsamında 03.12.2012 tarihinde yapılan hacze ilişkin olarak da istihkak iddiasında bulunarak şantiye tesislerinin borçludan satın alındığını bildirmiş, davacı 3. kişinin istihkak iddasını içeren ve tarafları aynı olan ... 6. İcra Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının iş bu dava ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı alacaklı vekili, mahcuz prefabrik konut ve konteynerlerin müvekkili şirket tarafından imal edilerek, borçluya satıldığını, takibe dayanak belgenin bu borç ilişkisinden kaynaklandığını, takibe konu çekin keşide tarihinden önce devir işleminin gerçekleştiği iddiasının, borcun doğum tarihi dikkate alındığında dinlenemeyeceğini, davacının; borçlu şirketin finansal problemler yaşadığını bilerek, haciz mahallindeki müvekkili şirket tarafından imal edilen konteynerleri aldığını, iş yerindeki mevcut ticari emtianın mühim bir kısmının devir alınmasının iş yeri devri niteliğinde sayılabileceğini belirterek istihkak iddiasının reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı ...San.ve Tic. A.Ş.'nin mahcuz mallarla ilgili muhasebe kaydında mahcuzların devir bedelinin tamamının temliknamelerde gösterildiği, ancak borçlu hesabına her hangi bir ödeme yapılmadığı, borçlunun mal kaçırmak gayesi ile borcun doğumundan sonra mahcuzları 3. kişi şirkete sattığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi ve davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
(1) Asıl davaya ilişkin davacı 3. kişinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, borçlu şirket ve 3. kişi şirketin banka ödeme kayıtları, ticari defterleri, dava dışı ... Alarko Elek.Santralleri Tesis İşlt. ve Tic. A.Ş. ile borçlu ve 3. kişinin imzaladığı sözleşme hükümleri, dosya içerisinde bulunan 3. kişi tarafından borçlu adına yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar da incelenmek suretiyle (defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması göz önünde bulundurularak) bankacı ve bir mali müşavir tarafından bilirkişi raporu düzenlenerek taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliğinin, mahcuzlara ilişkin ödemenin resmi kayıtlarda bulunup bulunmadığının, borçluya 3. kişi tarafından yapılan ödemelerin, mahcuzların bedelini muvazaadan ari olarak karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesi bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
(2) Birleşen dava bakımından davalı alacaklının temyiz itirazlarına gelince;
H.M.K'nun 297/2 maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. ... 6. İcra Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının, iş bu dava ile birleştirilmesine karar verilmiş olmasına rağmen, hüküm fıkrasında birleşen davaya ilişkin olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış olması H.M.K'nun 297/2 madde hükmüne aykırıdır.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle ise davalı-alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 1.564,80 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde davalı/alacaklıya iadesine, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.