Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Takip kesinleştikten sonra takibe konu ilamın Yargıtay'ca ilk önce onandığı, ancak daha sonra karar düzeltme talebinin kısmen kabulü ile Sigorta şirketinden tahsil edilen paranın ödeme tarihi ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanıp, sigorta ödemesi güncellenerek tazminat miktarından mahsup edilmek suretiyle davacıların gerçek zararı belirlenerek hüküm kurulması gerektiği noktasında bozulmuştur.
Alacaklılar vekilinin, ilamın onanan kısmı için, dosya hesabı yapılarak, kendilerine ödeme yapılması taleplerinin, İcra Müdürlüğü'nce “..ilamın sonuç kısmı incelendiğinde kısmen bozmaya dair bir hüküm içermediği ....onama kararının kaldırılmasına diyerek onama kararını ortadan kaldırmış bulunduğundan alacaklılar vekilinin ödeme talebinin reddine...” karar verilmiş, bu karara ilişkin alacaklılar vekilinin şikayet başvurusu üzerine; Mahkemece, ilamın sonuç kısmında şikayet dilekçesinde belirtilen alacak kalemleri yönünden hükmün onandığına dair bir açıklama bulunmadığı, mahkemesinden de söz konusu alacak kalemlerinin kesinleştiğine dair kesinleşme şerhinin İcra Müdürlüğü’ne ibraz edilmediği, İcra Müdürlüğü'nün ve icra hakiminin mahkemenin vermiş olduğu bu kararda hangi alacak kalemlerinin kesinleştiğini yorumlayamayacağını, bu nedenle İcra Müdürlüğü kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takip dayanağı ilama ilişkin karar düzeltme talebi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce sair karar düzeltme itirazları reddedilerek hüküm maddi tazminat yönünden bozulmuştur. Dolayısıyla maddi tazminat dışındaki alacak kalemleri yönünden takibin devam etmesi gerektiğine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
./.
Alacaklılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.