Mahkumiyet
1-Sanık hakkında 2007 ve 2008 takvim yıllarında hiçbir hizmet ve mal karşılığı olmaksızın sahte fatura düzenlediği iddiası ile açılan kamu davasında, sanığın suç konusu faturaları düzenleyen iş yerini gerçekte ...’ün işlettiğini, ...’nın açılacak iş yeri ile ilgili düzenlenecek evraklara imza atmasını istediğini, evrakların ne olduğunu bilmeden imzaladığını, söz konusu iş yerinin kendisi tarafından işletilmediğini, düzenlenen sahte faturalarla da bir ilgisinin bulunmadığını savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sahte olarak düzenlendiği iddia olunan faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanığın bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulmak suretiyle getirtilip sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını, ...’e ait olduğunu söylemesi halinde ise ...’ün CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi ve suça konu faturalar üzerinde yer alan yazı ve imzaların sanığa veya ...’e aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2-a)Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nin 43. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
b)Sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükümde; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 276. maddesiyle değişik 213 sayılı VUK’nin 359/b maddesinde öngörülen cezanın alt sınırının 3 yıl hapis olduğu, sahte fatura düzenleme suçunda en son düzenlenen fatura tarihinin suç tarihi olduğu, dosya kapsamında faturaların bulunmaması nedeniyle suç tarihinin tespit edilemediği gözetilmeden, sanık hakkında temel cezanın 18 ay olarak tespit edilmesi suretiyle hüküm kurulması,
c)Sanık hakkında TCK'nin 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken, sonuç cezanın "18 ay 22 gün" yerine hesap hatası yapılarak "18 ay 20 gün" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
d)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.