Taraflararasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı, kayden paydaşı olduğu 26 ada 50 parsel sayılı taşınmazına, davalılara ait komşu 26 ada 49 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunun iki adet binanın taştığını, davalıların tecavüzlü kısmı yıkmaması nedeniyle çekişmeli taşınmaz üzerinde devam etmekte olan inşaatın tamamlanamadığını ileri sürerek davalıların çekişmeli 50 sayılı parsele yönelik el atmalarının önlenmesi ile tecavüzlü kısmın yıkımını istemiştir.
Davalılar vekili, 49 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapıların sınırlara uygun inşa edildiğini, çekişmeli 50 parsel sayılı taşınmaza bir müdahale olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 27/11/2013 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide gösterilen ve 50 sayılı parsele taşan 36,31 m2 lik yere davalıların el atmalarının önlenmesine ve üzerinde bulunan yapının yıkımına, eski hale getirmek üzere davalılara 60 gün süre verilmesine, aksi takdirde cebri icra ile hükmün infazına, tecavüzlü kısım için davacı tarafça depo edilen 19.141,93 TL'nin davalılara verilmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 50 sayılı parselin davacı ve dava dışı kişiler adına, komşu 49 sayılı parselin ise davacı, davalılar ve dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, çekişmeli 50 sayılı parsel üzerinde çok sayıda yapının yer aldığı, ancak iki adet yapının davaya konu edildiği, ayrıca çekişmeli taşınmaz ile komşu 49 sayılı parselin imar uygulaması ile oluştuğu kayden sabittir.
Bilindiği üzere; elatmanın önlenmesi istekli davaların doğrudan bu eylemi gerçekleştiren kişi ya da kişiler aleyhine açılabileceği, davalı sıfatı yükleneceklerin kayıt maliki olmalarının aranmayacağı; bununla birlikte, davada yıkım isteğinin de bulunması halinde, yıkımı istenen yapı TMK'nın 684 ve 718.maddelerinde yer alan hükümler uyarınca üzerinde veya altında bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüzü) haline geleceğinden ve taşınmazın mülkiyetine tabi olacağından, taşınmaz maliklerinin de davada yer alması gerekeceği kuşkusuzdur.
Somut olayda, 49 sayılı parsel üzerinde bulunan ve çekişmeli 50 sayılı parsele taşan dava konusu iki adet yapının kim ya da kimlere ait olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmemiş olup, 49 sayılı parselde dava dışı paydaşlar da bulunmaktadır.
Öte yandan, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki, adı geçen taşınmazların imar uygulaması ile oluştuğu, ilgili belediyeden sadece imar plan örneğinin celp edildiği, ancak imar dosyasının getirtilmediği, yine ilgili kadastro müdürlüğünden imar öncesi ve sonrasını gösterir şekilde çaplı krokinin dosya arasına alınmadığı anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca, davada yıkım istenildiği gözetilerek diğer paydaşların davada yer almasının sağlanması, ilgili belediyeden imar dosyasının celp edilerek tecavüzün imar ile oluşup oluşmadığının açıklığa kavuşturulması, çekişmeli taşınmazı ve komşularını gösterir çaplı krokinin ilgili kadastro müdürlüğünden istenilmesi, taraf delillerinin eksiksiz bir biçimde toplanılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.