2. Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) vekili Avukat ...
Esastan ret; davanın reddi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.07.2017 tarihinde 2017/61618 sayılı "KeepGuard" ibareli markanın 09 uncu sınıf mallara yönelik marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlanmasından sonra davalı şahsın 2016/54819 sayılı ve "Keep Guard+şekil" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası şartları oluştuğu gerekçesiyle kabul edilerek başvurularının kısmen reddine karar verildiğini, bu kısmi ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin bu kez 2018-M-10187 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markaların kapsadığı mal/hizmetlerin farklı olduğunu, dava konusu markanın dünyanın pek çok ülkesinde bilinen, satışı yapılan takip kamerası/foto kapan markası olduğunu, markanın Türkiye’deki ... yasal temsilcisinin davacı olduğunu, dava konusu ürünlerin tüketici kitlesinin ortalama tüketiciler değil alanında uzman ve bilinçli tüketici grubu olduğunu, bu ürünlerin sınırlı sayıda tüketiciye hitap ettiğini, bu tüketicilerin “keepguard” markasının Çinli bir firmaya ait olduğunu iyi bildiğini, dava konusu markanın 09 uncu sınıf emtia üzerinde öncelikli ve yoğun ticari kullanımı dolayısıyla davacının ... hak sahibi olduğunu, bu hakkın itiraza mesnet markadan çok daha önce elde edildiğini, aksine markayı sektörde bilinir hale getirdiğini, öyle ki davalı tescilinden önce en çok kullanılan arama motoruna “keepguard” yazıldığında çıkan sonucun yasal temsilci olan davacıya ait web sitesi olduğunu, dolayısıyla marka başvurusu için kötüniyet söz konusu olmadığını, “keepguard” markasının tüketici algısın ve alışkanlığında 35 ... sınıf bakımından bir yeri olmadığını ileri sürerek 15.11.2018 tarihli ve 2018-M-10187 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak aynı olduğunu, benzer mal/hizmetler içerdiğini, davalının kullanımının ve tescil tarihinin daha önceye dayandığını, ticari faaliyetlerinin aynı olduğunu, bu sebeple YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRK PATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki dava konusunu oluşturan çekişmeli 09 uncu sınıftaki malların, redde dayanak marka kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, markalar arasında anlamsal ve işitsel ayniyet bulunduğu, markalar arasındaki görsel olarak da yüksek benzerlik bulunduğu, davacının marka başvurusu kapsamından çıkarılan 09 uncu sınıf mallar bakımından dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı, davacının aynı Kanun maddesinin üçüncü fıkrası kapsamındaki iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itiraza gerekçe gösterilen marka ile müvekkil adına kayıtlı itiraza konu marka başvurusunun kapsadığı mal ve hizmetlerin birbirinden farklı bulunduğunu, itiraza konu markanın bilinen bir marka olup müvekkilinin itiraza konu markanın Türkiye’deki ... yasal temsilcisi olduğunu, müvekkilinin kısmen reddedilen 9 uncu sınıfa ait emtiası ile itiraza gerekçe olarak sunulan 35 ... sınıfa ait mağazacılık/satış hizmetleri ile ilişkilendirilebilme ihtimalinin olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının başvurusuna konu "KeepGuard" ibaresi ile davalının itiraza mesnet aynı ibareli markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında, yüksek derecede benzerlik bulunduğu, ayniyete yakın düzeyde benzerlik gösteren davacı markasının, benzer emtia üzerinde tescili halinde davalı markalarının devamı/serisi gibi algılanabileceği, bu bağlamda 9 uncu sınıf emtia ile 35/5 ... sınıf özelinde bulunan 9 uncu sınıf hizmetlerin benzediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.