Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat....'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yüklenici arasında 22/08/2011 ve 16/09/2011 tarihli muhterlif yerlerde elektrik tesis yapım işi konulu sözleşmeler imzalandığını, müvekkilince davalı yükleniciye cari hesap açıldığını, ve farklı tarihlerde nakit ve çek olarak avans verildiğini, cari hesabın katı neticesinde davalının yaptığı işlerin avans ve hakediş ödemelerinden daha az olduğu ve davalının müvekkiline borçlandığını, kesin hesap neticesinde ortaya çıkan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin yaptığı işlerin kabullerinin yapıldığını, iade faturası kesilmediğini, müvekkilinin sözleşme dışı yapılan işlerden de alacaklı olduğunu, faiz ve tazminat istemlerinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan ve talimat yoluyla temin edilen 01/06/2021 tarihli 4. bilirkişi heyeti raporuna ve 20/08/2021 tarihli ek raporuna göre; verilen avans ve yapılan işlerin miktarına göre icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 511.124,02 TL. alacaklı olduğu ve icra takibinden önce davacı şirketin davalı ... temerrüte düşürdüğüne dair bir belge bulunmadığından takip öncesi dönem için işlemiş faiz istenemeyeceği, davacı taraf, 6102 s. TTK'nın 90/1-e maddesine göre davacının takip öncesi dönem için işlemiş faiz hakkının doğduğunu iddia etmiş ise de; 6102 s. TTK.'nin 90/1-e maddesine göre, "Cari hesabın alacak sütununa yazılan tutarlar için, sözleşme veya ticari teamüller gereğince, kaydolundukları tarihten itibaren faiz işler." Her iki tarafın ticari defterlerinin karşılıklı olarak birbirini teyit etmemesi karşısında, 6102 s. TTK'nın 90/1-e maddesinin somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığı ve davacının bu maddeye istinaden de takip öncesi dönem için işlemiş faiz hakkının bulunmadığı, davacı tarafın alacağı, fazla ödemeye ilişkin olup, fazla ödeme miktarı verilen avanslar ve yapılan ... bedeline göre tespit edildiğinden ve fazla verilen avansın KDV'sinin değil şartları oluşursa sadece faizi istenebileceğinden davacı tarafın icra takip talebindeki KDV talebinin reddinin gerektiği, davacının alacağının likit (her iki tarafça bilinir veya bilinebilir) olmadığı sonucuna varılarak, davacı tarafın şartları oluşmayan feri nitelikteki icra inkar tazminatı talebinin de reddinin gerektiği, davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13338 E. sayılı icra takibine davalı ... ... Elektrik İnşaat Gıda San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan itirazın, asıl alacağın 511.124,02 TL.'lik kısmı yönünden iptali ile takibin alacağın 511.124,02 TL. üzerinden devamına, asıl alacak olan 511.124,02 TL.'ye icra takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacının fer'i nitelikteki icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili; davalı şirketin, yedinde kalan ihaleleri tam ve eksiksiz yerine getirmediği gibi süresinde de yapamadığını, davalı şirketin yapmadığı ve hak etmediği işlerin bedelini avans olarak müvekkili şirketten aldığını, ancak kesin hesap neticesinde iadesini yapmadığını, icra takibinde hakediş ödemelerinin dışında davalı tarafından alınan avansların da iadesinin talep edildiğini, hükümde yalnızca fazla ödemeye ilişkin bir değerlendirme yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda avans alacağına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, bu hususta yerel mahkemeye itirazda bulunulmasına rağmen bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının ticari kayıtları incelendiğinde yükleniciye avans verildiğinin, daha sonra verilen bu avansın müvekkiline iade edilmediğinin açık olduğunu, davalının da avans almadığı hususunda bir beyanı ve itirazı olmadığını, TTK Madde 90/1-e "Cari hesabın alacak sütununa yazılan tutarlar için, sözleşme veya ticari teamüller gereğince, kaydolundukları tarihten itibaren faiz işler" hükmü gereğince davalının temerrüde düşürülmesine gerek bulunmaksızın alacağın cari hesaba kayıt tarihine bakılarak avans faizinin hesaplanması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf istinaf itirazında ilk derece mahkemesinin kabul ettiği miktarın dışında ayrıca avans ödemesi yapıldığını iddia etmiş ise de, yine HMK'nın 222/3. Maddesi kapsamında bu iddiasını yazılı belgelerle ispatlayamadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nin 87.) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlandığı, cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi veya yapılan sözleşmelerde buna ilişkin bir hüküm bulunmadığından TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı, takip öncesi davacının davalıyı temerrüte düşürdüğüne ilişkin bir ihtarname de dosyaya sunulmadığından ilk derece mahkemesinin işlemiş faiz alacağının reddine ilişkin kararının da doğru olduğu dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının çelişkili olduğu, davalı şirketin sicilden münfesih olduğunun düşünüldüğü, davalının dava ehliyetinin incelenmesi gerektiği ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında yükleniciye yaptığı imalattan fazla olarak ödenen ... bedeli ve avansın iadesi istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355-371 . maddeleri

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Taraflar arasında 22/08/2011 tarihli, ... ili .... İlçesi .... Kasabası (...) .... İşi ve .... Köyü, ... ... Köyü Tesis .... İşleri konulu 263.700,00 TL götürü bedelli ve 16/09/2011 tarihli .... Bölgesi EK 3 Proje No ve Proje Adı verilen tesis yapımı konulu, 4.424.861,00 TL götürü bedelli sözleşmeler imzalanmıştır. 16/09/2011 tarihli sözleşme sonrası bu sözleşmeye ek olarak birden fazla ek protokol yapılmış olduğu görülmüştür.

2.1. Davacı, davalıya yönelik olarak ... 2. İcra Müdürlüğünün 2016/13338 E. sayılı dosyasında 29/12/2016 tarihli takip talebi ile taraflar arasındaki ticari işlerden kaynaklı olarak cari hesaba dayalı takip başlatmıştır.

2.2. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına göre; cari hesabın, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği 22/08/2011 ve 16/09/2011 tarihli sözleşmelerden başka ticari işleri de kapsadığının anlaşıldığı, buna göre incelemenin davacı vekilince alacak istemine dayanak olarak gösterilen iki sözleşme kapsamında incelenebileceği anlaşılmıştır.

2.3. Hükme esas alınan ve denetime el verişli 01/06/2021 tarihli kök ve 20/08/2021 tarihli rapora göre; her iki sözleşme bakımından kesin hesabın taraflarca imzalandığı ve metrajların tarafların kabulünde olduğu,

- 22/08/2011 tarihli sözleşme bakımından 31/12/2012 tarihli kesin hesapta yüklenici alacağının KDV dahil 283.544,81 TL olduğu, ara hakedişlerle yükleniciye 295.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, buna göre yüklenicinin 11.455,20 TL borçlu çıktığı,
- 16/09/2011 tarihli sözleşme bakımından 28/03/2013 tarihli kesin hesapta yüklenici alcağının KDV dahil 8.774.522,88 TL olduğu, ara hakedişlerle yükleniciye 9.274.191,50 TL ödeme yapılmış olduğu, buna göre yüklenicinin 499.668,82 TL borçlu çıktığı, her iki sözleşme bakımından toplam fazla ödemenin 511.124,02 TL olduğu anlaşılmıştır.

2.4. Yerel mahkemece, takip tarihi öncesinde temerrüt oluşmadığından takip tarihinden itibaren faize hükmedilmesi, davacı tarafından davalıya yapılan tüm ödemelerin değerlendirilerek, davalının hak ettiği ... bedelinin taraflarca imzalanan kesin hesabın üzerinde kalan kısmı olan 511.124,02 TL bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde, ... Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 09/09/2022 tarihli yazısına göre davalının sicil durumunun aktif olduğunun belirtildiğinin anlaşılmasına göre verilen kararda hukuka aykırı bir yan bulunmadığı anlaşılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın ilk derece mahkemesine, Karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı ... ... Elektrik İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye verilmesine,

16/01/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.