B O Z M A Ü Z E R İ N E
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Sanığın 11.11.2021 tarihli duruşmada "lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasına” ilişkin talebinin bulunduğu, Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 ve 51. maddelerinin uygulanmamasına yönelik değerlendirme yapılırken, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca yasal imkânsızlık sebebiyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; sanık hakkındaki verilen ilk hükmün sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ilâmıyla bozulduğu nazara alınarak; bozma sonrası kurulan hükümde, hükmün aynen açıklanması zorunluluğunun olamayacağı, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda bir kanaatin oluşup oluşmadığı değerlendirilerek erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde, sanık hakkında aynı Kanun'un 50. ve 51. maddelerinin yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile uygulanamayacağının belirtilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.