İNCELENEN KARARIN:

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne ve asli müdahil ... vekilinin duruşma isteğinin ise masraf yatırılmadığından reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Kadastro sırasında, ...mahallesi çalışma alanında bulunan 124 ada 3 parsel ... 1.758,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davacı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.

2. Davacılar ..., ... ve ... vekili Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili olan davacıların Trabzon ili Of ilçesi Fındıkoba mahallesi çalışma alanında bulunan 26.08.1982 tarihli ve 25 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki taşınmazlarına davalı idarenin kavşak yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, davalı idarenin taşınmaza vaki müdahalesinin önlenmesini ve taşınmazın eski hale getirilmesini, 3.000,00 TL tazminatın davalı idareden alınarak davacılara verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle dava Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve Kadastro Mahkemesince, Hazine'nin davalı sıfatıyla davaya katılımı sağlanmıştır.

Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuştur.

Davanın Kadastro Mahkemesine aktarılmasında sonra, 124 ada 3 parsel ... taşınmazın dava konusu olduğu kabul edilerek bu taşınmaza ait kadastro tutanak aslı dosya arasına getirtilmiş ve taşınmaz davalı hale getirilmesi ve davacı tarafın tazminata ilişkin talebinin tefrik edilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda, 10.01.2014 tarihli ve 2012/93 Esas, 2014/3 Karar ... kararla, 124 ada 3 parsel ... taşınmaz ile bir bütün olarak kullanıldığı anlaşılan ve kadastro sırasında bir kısmının Of - Çaykara Yolunda kaldığı gösterilen taşınmaz bölümünün davacı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 124 ada 3 parsel ... taşınmazın davacı ... ve arkadaşları adına paylı olarak adlarına tesciline, 27.09.2013 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen evin 1952 doğumlu ... oğlu ... adına, (B) harfi ile gösterilen evin Dursun oğlu ... Akturan adına beyanlar hanesinde gösterilmesine ve aynı tarihli fen bilirkişi raporunun eki olan krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı renkle boyalı 1.879,53 metrekare miktarındaki taşınmazın davacı ... ve arkadaşları adına mülkiyetinin tespitine, haritasında yol olarak gösterilmesine karar verilmiştir.

1 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 10.01.2014 tarihli ve 2012/93 Esas, 2014/3 Karar ... kararı, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 05.10.2020 tarihli ve 2018/1450 Esas, 2020/3985 Karar ... ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirme ve varılan sonucun dosya kapsamına uygun bulunmadığı belirtilerek, hükme esas alınan fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen ve tescil harici bırakılan alanda kaldığı anlaşılan taşınmaz bölümü yönünden görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak, işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine" değinilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sırasında ara kararla, fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen yol olarak tescil harici kısımda kalan kısım yönünden tefrik kararı verildikten sonra İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla, davanın kabulüne, 124 ada 3 parsel ... 1.758.88 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın tamamı 64 pay kabul edilerek hüküm yerinde gösterilen paylara ... Akturan ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline, 27.09.2013 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen evin 1952 doğumlu ... oğlu ... adına, (B) harfi ile gösterilen evin Dursun oğlu ... Akturan adına beyanlar hanesinde gösterilmesine, hükme esas alınan 27.09.2013 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; resen görülecek nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 124 ada 3 parsel ... taşınmazın aktarılan davanın kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası) 3402 ... Kanun'un 20 inci maddesi,

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına ve 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalı Hazine temsilcisinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak; 3402 ... Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sırasında davalı hale getirilen ve dava konusu olmadığı anlaşılan 124 ada 3 parsel ... taşınmazın kadastro tutanağının olağan usullere göre kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar vermek gerekirken, yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1.) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,

Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2.) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, "2 ve 3" numaralı fıkralarının hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine "2-Dava konusu yapılmadığı anlaşılan 124 ada 3 parsel ... taşınmazın kadastro tutanağının olağan usule göre kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine" ifadesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.