Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
06/01/2016 tarihli celsede sanığa 6831 sayılı Kanun'un 93/1-2-3 ve TCK'nin 54. maddeleri uyarınca ek savunma hakkı verildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bu hususa yönelik bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1-Mahallinde yapılan keşif sırasındaki gözlemde ve bilirkişi raporunda su borusu mevcut olmadığının tespit edilmesine karşın, infazı mümkün olmayacak şekilde su borusunun müsaderesine karar verilmesi,

2-Hükümden önce son sözün hazır bulunan sanığa verilmemesi suretiyle CMK'nin 216/3. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28 /01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.