SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istekğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/298 Esas, 2015/290 Karar sayılı kararı ile

1.Sanık hakkında katılan ... A.Ş 'ye karşı:

a. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,

b.Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanık hakkında suçtan zarar gören Turkcell A.Ş 'ye karşı:

a. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası,43 üncü maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,

b.Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanık lehine olan hükümlerin uygulanması talebiyle hükümleri temyiz etmiştir

1. Sanığın katılan ...'a ait aslı ele geçemeyen sürücü belgesi ile suçtan zarar gören Turkcell bayilerinden farklı tarihlerde... ve ...numaralı faturalı telefon hatlarını çıkardığı ve kullandığı, yine sanığın katılana ait sürücü belgesi ile katılan ... bayii olan ... Bilişime başvurarak ... numaralı faturalı hattı çıkardığı ve kullandığı ancak hatlara ilişkin faturaları ödemeyerek haksız kazanç elde ettiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. Sanık atılı suçları işlediğini ikrar etmiştir.

3. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit bulunarak temyize konu hükümler kurulmuştur.

A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

1. Sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkeme hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığınından sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemleri gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;

1. Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında sanığın eyleminin, özel hüküm niteliğinde bulunan, lehe olan ön ödemeye tabi ve basit yargılama usulü kapsamında olan 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı bulunmuştur.

2. Hükümlerden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun'a eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.

A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/298 Esas, 2015/290 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2015/298 Esas, 2015/290 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.11.2023 tarihinde karar verildi.