Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği,

1. Eksik inceleme ile karar verildiğine,

2. Her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığına,

3. Şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine,

4. Suçun unsurlarının gerçekleşmediğine,
5. İşlemin mağdurun bilgisi ve izni dahilinde gerçekleştirildiğine,

6. Müştekinin vazgeçmesi üzerine müvekkilinin yetkilisi olduğu firma tarafından kullanılan pos cihazı üzerinden işlem iadesinin gerçekleştirildiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

Dava konusu olay; olay günü mağdurun, sanığın üzerine kayıtlı 0542 ile başlayan bir numaradan arandığı, telefondaki şahsın, kredi kartı aidatlarının iade edileceğini belirterek, mağdura ait kredi kartı bilgilerini ele geçirdiği, ardından söz konusu kredi kartı ile G. Bilgisayar isimli site üzerinden 305,01 TL değerinde harcama yapılmak suretiyle atılı suçun işlediği iddiasına ilişkindir.

1. Mağdurun beyanında, uğramış olduğu zararın banka tarafından giderildiğini ifade etmesi, sanığın da savunmasında, mağdurun zararını giderdiğini, bankadan kredi kartına iade işleminin yapıldığını belirtmesi karşısında, mağdurun uğradığı zararın ne şekilde giderildiği T. Garanti Bankası A.Ş.'den sorularak, sonucuna göre iade işleminin sanığın bildirimi üzerine giderildiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin sübuta yönelik diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde (1) numarılı bentte açıklanan nedenle Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.