SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2015/88 Esas, 2015/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılan ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın üzerine atılı suçları işlediğinden cezalandırılması gerektiğine, katılan mağdurenin kandırılarak ifadesinin değiştirilmesinin sağlandığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
Sanık hakkında 2012 yılı Ağustos ayından itibaren katılan mağdure ...'a normal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu ve onun hürriyetini kısıtladığından bahisle kamu davası açılmış ise de, sanığın suçları inkar ettiği, katılan mağdure ile herhangi bir şekilde cinsel bir eyleminin bulunmadığını ve ayrıca onu zorla hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediğini beyan ettiği, katılan mağdurenin de Mahkemede alınan 22.06.2015 tarihli ifadesinde sanık ile herhangi bir şekilde cinsel birlikteliğinin olmadığını, hürriyetini kısıtlamadığını beyan ettiği, beyanları arasında çelişkiler bulunduğu ve soru üzerine babasıyla tartıştığı, başka bir şahısla cinsel birlikteliği olduğunu ve bu birlikteliğinden babasından bahsetmemek için bu şekilde sanığın ismini verdiğini, sanığın ailesine baskı yaparak babasının sanıkla evlendirmeyi sağlamasını düşündüğünü beyan ettiği, ifadeleri arasında çelişki bulunduğu ve bilirkişinin tespitine göre aynı olayla ilgili olarak farklı günlerde farklı beyanlarda bulunabileceği ve ifadesine itibar edilemeyeceğinin bahsedildiği, bu duruma göre de sanığın suçunu inkar etmesi, şikâyetçinin çelişik beyanları karşısında sanığın atılı bulunan katılan mağdureye karşı organ sokmak suçundan cinsel ilişkide bulunmak ve hürriyetinden yoksun kılmak suçlarını işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği ilkesi dikkate alınarak sanığın atılı suçları işlediği sabit görülmediğinden, sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2015/88 Esas, 2015/174 Karar sayılı kararında katılan ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ve katılan mağdurenin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.