Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının ... Mevkiinde bulunan, doğusu 592 nolu parsel, kuzeyi 614 ve 615 nolu parseller, batısı 596 nolu parsel, güneyi 594 nolu parsel ve ormanlık alanla çevrili yaklaşık 10.000 metrekarelik taşınmazı atalarından beri elli yılı aşkın süredir nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullandığını, taşınmazın köy tüzel kişiliği, Hazine, orman ya da üçüncü kişilerle hiçbir alakasının bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... tesciline karar verilmesini istemiştir.

2. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede arazi kadastrosu 1964 yılında yapılmış ve dava konusu taşınmaz 596 parselin miktar fazlası olarak 827 parsel olarak tespit edildikten sonra, Alaçam Tapulama Mahkemesi'nin 07.12.1982 tarih ve 1975/17 Esas, 1982/152 Karar ... kararıyla tescil harici bırakılmış olup, yine taşınmazın bulunduğu yörede 15.12.2008 tarihinde ilan edilip 15.06.2009 tarihinde kesinleşen 6831 ... Orman Kanunu'na (6831 ... Kanun) göre yapılan orman kadastrosu ve anılan Kanun' un 2/B maddesi çalışmaları mevcuttur.

1. Davalı ... İdaresi vekili duruşmadaki beyanlarında; sulh olmak istemediklerini, bilirkişi raporunda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Dahili davalı ... duruşmadaki beyanında; açılan davanın kabulü yönünde karar verilebileceğini, zira dava konusu taşınmazı babasının vefat etmeden önce babası ve kardeşi ...'ın birlikte kullandıklarını, babası vefat ettikten sonra kardeşi ... 'in taşınmazı ekip biçmeye devam ettiğini belirtmiştir.

3. Dahili davalı ... duruşmadaki beyanında; davanın kabulüne karar verilebileceğini belirmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2014 tarih ve 2014/116 Esas, 2014/529 Karar ... kararı ile, davanın kabulüne, ... ilçesi ... Mevkiinde kain kuzeyinde 594, güneyinde 614, batısında 615 ve 592, doğusunda 596 ... parseller bulunan ve fen bilirkişinin 03.11.2014 tarihli raporuna ekli krokisinde gösterilen 11.619,48 m²’lik taşınmazın davacı ... tesciline karar verilmiştir.

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 20.11.2014 tarih ve 2014/116 Esas, 2014/529 Karar ... kararı, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.04.2017 tarih ve 2015/16484 Esas, 2017/3664 Karar ... ilamıyla; " 6360 ... On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 ... Kanun) gereğince köy tüzel kişiliğinin ortadan kalkmış olduğu ve ... ilçesinin mahallesi haline geldiği, taraf sıfatı kalmayan köyün yerine katıldığı Alaçam Belediyesinin ve Büyükşehir sınırlarının il mülki sınırı haline gelmesi nedeniyle Samsun Büyükşehir Belediyesinin ilgili kamu tüzel kişisi sıfatıyla davada taraf olarak yer almasının gerekli olacağı açıklanarak, 6360 ... Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince işlem yapılması " gereğine değinilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif sonucu fen bilirkişisi ile jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi tarafından düzenlenen 24.01.2019 tarihli raporda davacının kullanımında olan alanın “A” harfi ile gösterilen toplamda 6639.19 m2’lik alan olduğu, dosyaya sunulan hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu edilen kısmın tarım alanı olduğu, aynı şekilde orman mühendisi ile jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi tarafından hazırlanan 29.01.2019 tarihli raporda dava konusu taşınmazın tamamının orman sayılmayan arazilerden olduğunun ve 1949 tarihinden bugüne kadar tarım arazisi olarak kullanıldığının belirtildiği, bu kapsamda davacı ...'ın dava konusu taşınmazı (babası ile birlikte) 20 yılı aşkın süredir malik sıfatı ile nizasız ve fasılasız ekip biçmek suretiyle kullandığı, keşif işlemi sonucu alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1966 yılında yapılan kadastro işlemleri sırasında vergi kaydına göre tapulama işlemi tesis edildiğinden davacı ve davacının murisinin kullandığı dava konusu taşınmazın tescil harici olarak bırakıldığı, bu itibarla 20 yılı aşkın bir süredir davacının malik sıfatı ile imar ve ihya ettiği taşınmazın adına tapuya tescil edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ... vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; fen bilirkişilerden vergi kaydının uygulandığı parseller ve vergi kaydındaki sınırlar ve nizalı taşınmazı nasıl okuduğu yönünde ayrıntılı rapor aldırılmadığını, bozmadan önceki kararda davanın kabulüne, fen bilirkişinin 03.11.2014 tarihli raporuna ekli krokisinde gösterilen 11.619,48 m²’lik taşınmazın davacı ... tesciline karar verildiğini, bozmadan sonra tesis edilen kararda ise 6639,19 m2 yönünden kabul karar verildiğini, ilk karardan sonra talep sonucu daraltılmış olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilmemesinin ve yine Hazine lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesinin usul ve Kanun'a aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 6360 ... Kanun' un Geçici 1 inci maddesi gereğince ilçe belediyesinin hasım olacağını, Büyükşehir Belediyesinin taraf sıfatının bulunmadığını, davacıların talebinin zamanaşımına uğradığını, taşınmazın mülkiyetinin zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulmasını istemiştir.

3. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayandığını, komşu parsellerin dava konusu taşınmazın yönünü orman olarak okuduğunu, buna göre bilirkişilerin taşınmazın 1949 yılından bugüne kadar tarım arazisi olarak kullanıldığı yönündeki beyanlarının taşınmazın gerçek durumuna uygun olmayıp, bu tespit ve beyanlara itibar edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın tapulamada 827 parsel sınırları içerisinde kaldığını, 827 parselin Alaçam Tapulama Mahkemesi'nin 07.12.1982 tarihli ve 1975/17 Esas, 1982/152 Karar ... kararı ile tespit dışı bırakılmış ve tapuya ise 04.04.1985 tarihli ve 205 yevmiye no ile tescil edildiğini, Tapulama Mahkemesinin kararının davacıları bağlayacağını belirterek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu edilen yerin davacının hüküm ve tasarrufu altında olduğunun ispat edilemediğini, taşınmazın tarım arazisi olmadığını, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu' nun (6831 ... Kanun) 1 inci ve devamı maddeleri,

1. İlk Derece Mahkemesince, davacının 20 yılı aşkın bir süredir malik sıfatı ile imar ve ihya ettiği taşınmazın adına tapuya tescil edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamında bulunan 28.10.2019 havale tarihli fen ve jeodezi bilirkişi raporundan, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında 596 parselin miktar fazlası olarak 827 parsel numarası verilmek suretiyle tespit edildiği, ancak Alaçam Tapulama Mahkemesinin 07.12.1982 tarih ve 1975/17 Esas, 1982/152 Karar ... ilamıyla tescil harici bırakıldığı ve bilahare 04.04.1985 tarihli ve 205 yevmiye numarasıyla Alaçam Tapu Müdürlüğünce tespit dışı yer olarak tescil edildiği anlaşıldığı halde, söz konusu Alaçam Tapulama Mahkemesinin 1975/17 Esas, 1982/152 Karar ... dava dosyası bu içerisine getirtilerek keşifte uygulanmamış ve keşif sonrası sunulan raporlarda da bu yönde değerlendirme yapılmamıştır.

2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, Alaçam Tapulama Mahkemesinin 1975/17 Esas, 1982/152 Karar ... dava dosyası ilgili yerden getirtilip dosya içerisine alındıktan sonra, mahallinde yöntemine uygun bir şekilde keşif yapılmak suretiyle dosya kapsamındaki kroki ve haritaların zemine uygulanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ve davalı ...'na iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.