Mahkumiyet
7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği gözetilmeden, yoklukta verilen kararın vekil yerine asile tebliğ edilmesi nedeniyle sanık müdafiinin temyizinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan yargılamada; sanığın suça konu çekleri boya ve tiner malzemesi sattığı “....” olarak tanıdığı ...'den aldığını, ...'nin .... seri numaralı çeki adını ve telefon numarasını yazarak ciroladığını, çeklerin çalıntı çıktığının öğrenilmesi ile ... ile ...'nin yanına gittiklerini savunması; ....in..... seri numaralı çekin çalıntı çıkması üzerine sanığın çeki aldığını söylediği ... ile görüştüklerini beyan etmesi; ...'nin 30.03.2006 tarihinde savcılıkta verdiği beyanında çekleri iş yaptığı ...ve ...dan alıp sanığa verdiğini ikrar etmesi, kovuşturma aşamasında sarhoş olduğu bir zamanda çeklerin kendisine imzalatıldığını beyan etmesi; ancak bilirkişi raporlarının düzenlenmesinden sonra çekleri sanığa verdiğini inkar etmesi karşısında; sanığın çeklerin sahte olduğunu bilerek alıp kullandığına ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin, somut ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği gözetilerek, beraati yerine yetersiz gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
2) Sanığın suça konu çekleri farklı tarihlerde ....'e verdiğini beyan etmesi karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, yasaya aykırı,
3) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.