B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine, ... 7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2019/471 Esas, 2019/627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35,62,52 ve 51 inci maddeleri uyarınca 7 ay 10 gün hapis ve 2.500,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı hüküm kurulduğuna ilişkindir.

1. 11.12.2012 tarihinde mağdur ...'i cep telefonundan arayan kişilerin kendilerini kolluk görevlileri olarak tanıtıp hesabından usulsüz işlemler yapıldığını, bu kişileri yakalamak için verilen hesaba para yatırması gerektiğine inandırıp sanık tarafından temin edilen hesaba sanık yararına 4.000,00 TL yatırmasını sağladığı iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Mağdurun tanık Umut'un hesabına 4.000,00 TL para gönderdiğine dair banka hesap döküm evrakı dosya arasındadır.

4. Katılanın arandığı telefon hattına dair kayıtlar dosya arasındadır.
5. 4.000,00 TL paraya banka tarafından bloke konulduğu için ödeme yapılmamıştır.

6. Uzlaştırma işlemleri başarısız olmuştur.

7. Mahkeme eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile sanığın dolandırıcılık suçuna teşebbüs hükümlerine göre cezalandırılmasına karar vermiştir.

Suç tarihinin 11.12.2011 olduğu tespit edilmekle yapılan incelemede;
İlk uzlaştırma işleminin gerçekleştirildiği 17.04.2019 ile uzlaştırmanın başarısız kaldığı 22.04.2019 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Mağdur tarafından paranın bildirilen hesaba yatırılması ile suçun tamamlanmış olacağı, hesaba bloke konulması nedeniyle ödeme yapılmamasının suçun tamamlanmış olmasına etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, tamamlanmış suç gereği hüküm kurulması gerekirken teşebbüs hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini ve hapis cezasının yanında verilen adli para cezasının ertelenemeyeceğinin gözardı edilmesi suretiyle adli para cezasının da ertelenmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Mahkumiyet hükmü ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanamayacağı gözardı edilerek uygulanmış olması, isabetsizliğinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş, bu husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2019/471 Esas, 2019/627 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümde yer alan "Anayasa mahkemesinin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre sanık hakkında TCK'nun 53. Maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına,” ibaresinin kaldırılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye u aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.11.2023 tarihinde karar verildi.