Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.03.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası; cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2016 tarihli kararının katılan mağdure vekili ve sanık tarafından temyizleri üzerine, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ilamıyla; "103/1. maddesinde hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla bu suç ile bağlantılı işlenen diğer suçla ilgili davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanunun 12 ve 5271 sayılı CMK'nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması''nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemece bozma ilamına uyularak Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.
5. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası; cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli kararının sanık müdafii ve katılan ... vekilinin temyizleri üzerine, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin, 22.01.2021 tarihli ilamıyla; sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün onanmasına; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün ''Mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü çalıştığı şantiyeye gelen on dört yaşındaki mağdureyi cebir, tehdit veya hile olmaksızın yaşı itibarıyla hukuken geçersiz rızasına istinaden şantiye alanında bulunan malzeme odasına götürerek cinsel amaçla alıkoyduğu anlaşıldığından, müsnet suçtan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 109/1,3-f, 5. maddeleri gereğince mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 109/2,3-f, 5. maddeleri ile hüküm kurulması,'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
1. Katılan ... Çalışma Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ve kendisini vekille temsil eden katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
3. Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkumiyete yeter delil olmadığına ilişkindir.
Dava konusu olay, mağdurun, sigara içmek ve inşaatta bulunan köpeği sevmek için sanığın çalıştığı şantiyeye gitmesi üzerine sanığın mağduru şantiyede bulunan bir odaya götürerek burada kendisini hakimiyeti altına alıp cinsel amaçla alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
1. T.C. Anayasasının 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir.
2. Olayın ortaya çıkış biçimi, mağdurun aşamalarda sürdürdüğü istikrarlı beyanları ve adli tıp raporlarına göre kendisine karşı gerçekleştirilen eylemin ahlaki kötülüğünü bilmeyen ve eylemin anlam ve sonuçlarını değerlendiremeyeceği anlaşılan suç tarihinde 13 yaşını yeni tamamlamış olan mağdurun sanığa iftira atmasını gerektirecek bir nedenin mevcut olmadığı, mağdurun beyanları ile uyumlu olan sanığın müdafii huzurun da alınan kolluktaki ifadesi ve 28.01.2013 tarihli savcılık ifadesinde eylemi gerçekleştirildiğine dair ikrarı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın olay günü çalıştığı şantiyeye gelen mağduru cebir, tehdit ve hile kullanmaksızın yaşı itibarıyla hukuken geçersiz rızasına istinaden şantiye alanında bulunan malzeme odasına götürerek cinsel amaçla alıkoyarak hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmış olup sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii, katılan ... vekilinin ve katılan ... Çalışma Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/188 Esas, 2021/313 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan ... vekili ve katılan ... Çalışma Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii, katılan ... vekili ve katılan ... Çalışma Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.