Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükmüne göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.12.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan beraat kararı verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle, sanık hakkında kurulan hükmün kaldırılmasına ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği,

1. Mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna,

2. Lehe deliller değerlendirilmeden karar verildiğine,

3. Eksik inceleme ile karar verildiğine,

4. İddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,

5. Şüpheden sanığın yararlanacağına,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

Dava konusu olay; protez ürünleri satışı yapan sanık ile ortopedi doktoru olan mağdurun işleri gereği birbirlerini tanıdıkları, ilerleyen süreçte sanığın mağdura ait kredi kartını bilgisi ve rızası dışında ele geçirerek, birçok kez alışveriş yapmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil elde edilemediğinden bahisle beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf talebi kabul edilerek hükümlerin kaldırılmasına ve sanığın mağdurun kartını rızası olmaksızın kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

Mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanları, sanığın savunmaları, tanık ifadeleri, banka tarafından sunulan cevabi yazılar, hesap dökümleri, kamera kaydı inceleme tutanağı ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın atılı suçu işlediğine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sübuta ve eksik incelemeye ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.