İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Uşak 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.06.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki mahkumiyete ilişkin hükümlerin kaldırılmasına ve sanığın beraatine, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; atılı suçun sanık tarafından işlendiğine, beraat kararının hatalı olduğuna ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre; incelemeye konu olay; katılanın kredi kartı bilgileri kullanılarak, Turkcell kontör yükleme servisinden kontör satın alındığı iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesi'nin Kabulü
Sanığın katılana ait kredi kartı bilgileri ile kullanmakta olduğu cep telefonuna üç kez kontör yüklediği anlaşılmakla; banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü
Ödeme işleminin sanık tarafından gerçekleştirildiği hususunda kesinlik değil şüphenin bulunduğu ve şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk ilkesi de dikkate alındığında sanık hakkında beraat kararı verilmesi zorunluluğu dikkate alınarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve vicdani kanaati ile beraatine karar verilmiştir.
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan düzenlemeler karşısında; İlk Derece Mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 'hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden; Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Dosya içerisinde mevcut belge ve müzekkere cevaplarına ekli evraklara göre; katılanın kredi kartı bilgileri kullanılarak, Turkcell kontör yükleme servisi aranarak kontör satın alınması sırasında işlemin kredi kartı bilgileri girilerek, 3D şifresiz olarak yapıldığı, IP bilgisi bulunmadığı ve BTK kayıtlarına göre suç tarihinde sanığın telefonundan 8035 numaralı Turkcell hattının arandığı, Turkcell yazısına göre kontör yüklendiği bildirilen 0535 209 ** 27 numaralı hat ile ilgili her hangi bir araştırma yapılmadığı, katılanın kredi kartından N11.com isimli internet sitesinden yapılan harcamalara dair dosyada bilgi bulunmadığı anlaşılmakla; 0535 209**27 numaralı hat ile ilgili ve N11.com internet sitesindeki harcamalara ilgili araştırma yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.06.2022 tarihli kararında 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.