Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Sanık ... kolluk tarafından yakalanarak, yağmaladıkları cep telefonu sorulduğunda, suça konu telefonun sanık ...'de olduğunu, sanık ...'ın da ...Erkek Kuaföründe bulunduğunu söylemesi üzerine sanık refakate alınarak gidildiğinde sanık ...'nin suça konu cep telefonu ve küpe ile birlikte yakalandığı, 12.08.2014 tarihli "Teslim Değer Tespit Tutanağı"na göre suça konu cep telefonunun mağdurun babası ... teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/3-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,

2-Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarih ve 2014/281 Esas ve 2014/473 Karar sayılı kararında, hükümlülüğün birden fazla suçtan verilen hapis cezalarından oluştuğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2. ve TCK.nın 58/7. maddeleri gereğince, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,

3-24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinde değişiklik yapıldığından yeniden takdiri lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.