SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli ve 2012/135 Esas, 2015/194 Karar sayılı kararı ile; sanık üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.01.2019 tarihli ve 14-2015/270646 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın somut delillerle çelişecek şekilde katılan mağdureyi tanımadığına dair savunmasına itibar edilemeyeceğine, katılan mağdurenin sanığı teşhis etmesi ve aralarında çok sayıda görüşme olduğuna dair iletişim kayıtlarının bulunması, katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair heyet raporu karşısında sabit olan suçlardan ötürü mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Sanığın, katılan mağdureyi tanımadığına dair beyanının iletişim kayıtları ve katılan mağdurenin yaptığı teşhis ile çürütülmesi, herhangi bir akıl zayıflığı bulunmayan katılan mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceğine ve maruz kaldığı eylem sonrasında ruh sağlığının bozulduğuna dair heyet raporları, hymende eski deflorenin bulunduğuna dair iç beden muayane raporu karşısında sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sabit olmasına karşın beraat hükümleri kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık ile kayden on dört yaşında bulunan katılan mağdurenin 2010 yılının Eylül ayı içinde ... kasabasında iken rıza dahilinde vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadıkları iddiası ile görülmekte olan yargılama neticesinde Mahkemesince katılan mağdurenin kovuşturma aşamasında eylemin meydana geliş şekline dair anlatımını değiştirerek ... kasabasında sanık, ... ve ... isimli şahıslarla birlikte bulunduğu sırada içtiği alkole katılan ilacın etkisiyle bilincini kaybettiğini, uyandığında sanığın cinsel ilişkiye girdiklerini söylemesi ile kanaması olduğunu fark ettiğini beyan etmesi, ifadesinde isimlerini zikrettiği şahısların kimlik bilgilerine dair araştırmaya yardımcı beyanda bulunamaması, katılan mağdurenin olay anında yanlarında bulunduğunu iddia ettiği ... ve ... adlı kişilerin olaya iştiraklerinden bahsetmemesi karşısında bu şahısların sanığın eylemine müdahale etmemeleri ve katılan mağdurenin arkadaş olduğu şahısların adres ve açık kimliklerini bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanığın katılan mağdureyi tanımadığını beyan etmesine karşın iletişim kayıtları itibariyle tarafların birbirlerini tanıdıklarının anlaşılması, katılan mağdurenin 16.08.2011 günü ... adlı kişi ile Denizli iline ailesinin izni olmadan gitmesi üzerine hakkında kayıp ilanı verilmesi üzerine bulunarak alınan ifadesi sırasında sanığın 2010 yılı Eylül ayındaki iddia konusu eylemlerinden bahsetmesi, geç intikalin katılan mağdurenin sanığın kendisi ile evlenme niyetinde olduğuna dair beyanı ile açıklanamayacağı, zira anılan tarihte katılan mağdurenin sanık ile ilişkisini sonlandırarak ... isimli şahıs ile görüşmeye başlaması, katılan mağdurenin sanığın iddia konusu eyleminden sonra ... isimli şahısla da cinsel ilişki yaşadığını beyan etmesi karşısında adli raporda yer verilen ruh sağlığının bozulduğu yönündeki neticeye hangi eylemin sebebiyet verdiğinin belirlenemeyeceği ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair katılan mağdurenin çelişkili ve soyut iddiaları haricinde mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli ve 2012/135 Esas, 2015/194 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.