Beraat, müsadere
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2016 tarihli ve 2015/321 Esas, 2016/508 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesi gereği hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu sigaraların müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 21.02.2017 tarihli ve 2016/447 Esas, 2017/417 Karar sayılı kararı ile sanığın istinaf isteminin kabulü ile Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2016 tarihli ve 2015/321 Esas, 2016/508 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine, suça konu sigaraların müsaderesine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, temyiz isteminin beraat kararı yönünden kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 21.02.2017 tarihli ve 2016/447 Esas, 2017/417 Karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.31.12.2014 tarihinde güvenlik güçleri tarafından şüpheli hareketlerde bulunduğu tespit edilen sanığın elindeki siyah renkli poşette, Küçükçekmece Sulh Ceza Hâkimliğinin 2014/2330 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada farklı markalarda toplam 120 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
2.Ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya arasına alınmıştır.
3.Sanık aşamalardaki savunmalarında, suça konu sigaraları içmek amacıyla satın aldığını beyan etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılamada, sanığın aşamalardaki savunmalarında sigaraları içmek amacıyla ve birlikte çalıştığı arkadaşları için aldığını beyan etmesi ve ele geçen sigaranın miktar itibarıyla kişisel kullanım kapsamında kalması nazara alınarak, tüm dosya kapsamına göre sanığın kaçak sigaraları ticari maksatla bulundurduğuna ilişkin mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından beraatine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde görülmüş, istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının kaldırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, suça konu sigaraların müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanıktan ele geçen 120 paket sigaranın, Dairemizce kişisel kullanım sınırı kabul edilen 200 paket sigarayı geçmemesi, dosya kapsamında sanığın savunmasının aksine dava konusu sigaraları ticari amaçla bulundurduğuna dair başkaca delil de bulunmaması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan
Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 21.02.2017 tarihli ve 2016/447 Esas, 2017/417 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.