Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ödemiş (Kapatılan) 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli ve 2015/163 Esas 2015/646 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; katılanın zararını giderdiği halde hakkında ceza indirimi yapılmadığına ve eksik araştırma neticesi hüküm kurulduğuna ilişkindir.
1. Sanığın, suça konu 15.09.2014 keşide tarihli ve 18.000,00 TL bedelli sahte çeki önceden doğan borcuna karşılık katılana cirolayıp vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu anlaşılmıştır.
2. Adli emanet kaydı, suça konu çekin sahteliğine ilişkin banka yazıları, suça konu çekin arka yüzündeki el yazılarının sanığın eli ürünü olduğu, çekin arka yüzündeki sanığın isim yazısı altında atılı bulunan imzanın sanığın eli ürünü olduğuna dair bilirkişi raporu, katılanların oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, sanık savunması, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır.
3. Mahkemece, suça konu belge üzerinde yapılan gözlemde çekin yasal unsurlarını taşıdığı ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirlenmiştir.
1. Sanığın, suç tarihine göre önemli meblağı bulunan suça konu çeki açık adres ve kimlik bilgilerini bilmediği Ali isimli kişiden aldığına dair ticari hayatın akışına uygun olmayan savunması, bilirkişi raporundaki tespitler, katılan ve tüm dosya kapsamında toplanan diğer delillere göre, sanığın mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş (Kapatılan) 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli ve 2015/163 Esas, 2015/646 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.