SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali
Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerini bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2012 tarihli ve 2010/371 Esas, 2012/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2012 tarihli ve 2010/371 Esas, 2012/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.01.2021 tarihli ve 14-2017/34428 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Somut delil olmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın yargılamanın tüm aşamalarında değişmeyen savunmaları, eylemin zora dayandığına ilişkin dosyada mağdurenin soyut iddiası dışında hiçbir maddi delilin bulunmaması, tanığın görgüye dayalı herhangi bir bilgisinin olmaması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın yüklenen suçları işlediğinin sabit olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince '' İddia, Savunma, Tanık beyanları, mağdur beyanı, Adli Tıp raporu, Olay yeri inceleme raporu, Olay yeri krokisi, Mütalaa, Emanet Makbuzu, Nüfus ve Adli Sicil kaydı, mağdura ait pasaport örnekleri, Yurt dışına yazılan talimat cevapları, yurt dışına yazılan talimatlara verilen cevaplar, Özellikle mağdur ve tanık beyanları ile yapılan yargılamada edinilen hukuki ve vicdani kanaata göre yurt dışından tatil amacıyla Marmaris' e gelen ve burada tanıştığı tanık ... ile olay yeri olan ... caddesi no: 38 Marmaris adresinde bulunan ... Pansiyon da kalan ve olay günü taşındıkları 105 nolu oda da tanık ... ile kaldıkları olay gecesi olan 06.07.2010 tarihi olan tanık ile beraber pansiyondan ayrılarak barlar sokağına gittikleri alkol alıp eğlendikten sonra mağdure' nin yalnız olarak pansiyona döndüğü saat 04.00 civarında pansiyondaki odanın kapısını oda arkadaşının henüz gelmemiş olması ve ayrı ayrı oda anahtarlarının bulunmaması nedeniyle kilitlemeden kapı arkasına valizini bırakarak çıplak olarak odadaki yatağında uyuduğu mağdurenin gece yarısı yalnız ve sarhoş olarak geldiğini gören sanığın mağdure odaya çıktıktan bir süre sonra uyumakta olan mağdure' nin üzerinde çıkarak cinsel duygularının tatmini amacıyla mağdure' nin iradesi dışında vajinasına kendi cinsel organını sokarak gidip gelmeye başladığı, mağdurenin bu sırada uyanıp sanığı ittirdiği, sanığın yere düşüp tam bilmediği ingilizcesi ile mağdure ile konuşmaya çalıştığı tekrar yatağa gelip bu sefer yeniden mağdurenin üstüne çıktığı, mağdurenin tekrar sanığı tekmelediği, o sırada oda arkadaşı tanık ...' nın kapıyı açmaya çalıştığını ...' nın geldiğini gören sanığın valizin üzerinden atlayarak odadan çıktığını, oda dan çıktığı sırada tanık ... ile karşılaştıkları, mağdurenin tanığa tecavüz' e uğradığını anlattığı ağlamaya başladığı, balkona çıkarak o sırada aşağıda durmakta olan sanığı kast ederek " o bana tecavüz ettiği " şeklinde beyanda bulunduğu, hatta olay anında sanığın bacak arasına doğru pençe attığını ancak sonra konsolosluk görevlilerinin yanında kendine gelmek amacıyla elini yüzünü yıkadığını beyan ettiği, tüm bu anlatımlar ışığında sanığın iradesi dışında kendi beyanına göre odada klima bulunmaması ve odanın sıcak olması nedeniyle çıplak olarak uyumakta olan mağdurenin organ sokmak suretiyle tecavüz ettiği böylelikle 5237 sayılı TCK' nun 102/2 maddesinde yer alan Nitelikli cinsel saldırı (organ sokmak suretiyle cinsel saldırı) suçunu işlediği, aynı zamanda geceleyin mağdurenin egemenlik alanı olan konut dokunulmazlığının da ihlal ettiği, bu şekilde 5237 sayılı TCK' nun 116/4. Maddesinde yer alan geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçunu işlediği sonucuna varılmıştır. Olaydan hemen sonra olay yerine gelen ... ...' in ve ... ...' ye de mağdure hissedarlı bir şekilde sanığın kendisine tecavüz ettiğini, beyan ettiğini bildirmişlerdir.
Her ne kadar mağdurenin cinsel bölgelerinde sanığa ait vücut sıvısı tespit edilmemiş ise de, mağdurenin itibar edilen beyanına göre sanık henüz boşalmadan mağdure uyanarak sanığa engel olduğu için herhangi bir vücut sıvısı da tespit edilmemiştir. Kanun koyucu boşalmayı değil organ sokmayı cezalandırmıştır. Bu şekilde eylemin tamamlandığı kanısına varılmıştır. Yine mağdurenin olayın geçtiği odaya o gün taşındıkları ve çarşafın her gün değişmediği şeklindeki beyanlarının tersini ispatlayıcı bir bilgi veya belgeye rastlanmadığından kriminal inceleme sırasında çarşafta bulunan menü lekesinin elde edilen DNA profilinin bir başka şahsa ait olması suçsuzluk karinesi olarak kabul edilmemiştir.
Her ne kadar sanık, tanık ...' in mağdurenin kaldığı odanın açık olan kapısını kapat şeklindeki talimatı nedeniyle odaya çıkıp kapıyı kapatmak istediği sırada mağdurenin balkonda olduğunu, mağdureye kapıyı kapatayım mı şeklinde sözler söylediğini o sırada odanın önüne gelen tanığı problem yok sen gidebilirsin dediğini, dolayısıyla cinsel saldırı eylemini işlemediğini beyan etmiş ise de, mağdurenin istikrarlı anlatımları, tanıkların, mağdurenin tecavüze uğradığı şeklindeki beyanları doğruladığı ve olayı bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu sanığın savunmasına itibar edilmemiştir. Sanığın suçu sabit görüldükten sonra hüküm kurulurken alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir neden görülmediğinde alt sınırdan ceza tayini yoluna gidilmiş, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak takdiri indirim uygulanmış, saniğa geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak eyleminden dolayı verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza sanığın işlediği diğer suç, sanığın tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat edinilmediğinden sanığa verilen cezanın ertelenmesine, para yada başkaca tedbirlere çevrilmesine yer olmadığına ve hakkında Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuştur. '' gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
1. Sanığın savunması, katılanın beyanlarının istikrarlı olmaması, tanık beyanları ve katılanın arkadaşı olan tanık beyanının görgüye dayalı olmaması, moleküler inceleme neticesinde sanığa ait DNA örneğinin mağdureden alınan sürüntü ve olayın gerçekleştiği iddia edilen çarşaftan elde edilememesi, katılan ve sanığın alınan doktor raporlarında eylemin gerçekleştiğini gösteren bir tespitin yapılamamış olması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, katılanın başka delille desteklenmeyen soyut beyanları dışında sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma gerekçesine göre onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Gerekçe bölümünde yer alan açıklanan nedenlerle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2012 tarihli ve 2010/371 Esas, 2012/221 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.