HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2014/442 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun;
a) Mağdur ...'e yönelik; çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Mağdur ...'a yönelik; çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.01.2019 tarihli ve 14-2015/270294 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
1. Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde; dosya kapsamında dinlenen şikayetçi beyanlarında mağdur ...'ya yönelik ilk eylemin 2011 yılının Temmuz ayında, mağdur ...'e yönelik ilk eylemin suça sürüklenen çocuğun on beş yaşından küçük olduğu 2012 yılının Şubat ayında, mağdur ...'ya yönelik ikinci eylemin ise bu tarihten sonra 18.06.2012 tarihinde gerçekleştiği, yine mağdur ...'in beyanında mağdur ...'ya yönelik ikinci eylemde kendisine de istismarda bulunduğunun belirtilmesi karşısında, gerekçeli karar yerinde suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiği belirtilen hangi eylem veya eylemlere yönelik mahkumiyet kararları verildiği belirlenemediğinden; bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 ve 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin yedinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka kesin aykırılık olarak saptanmıştır.
2. Yukarıdaki bozma gerekçesi itibarıyla Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2014/442 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.