Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, vekil edeni idareye ait 14002 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı şirketin kira sözleşmesi ile kullanımına bırakılan 43333 metrekarelik kısmın dışında fiilen kullandığı alanlar bulunduğunu belirterek, davalının elatmasının önlenmesine ve 256.964,12 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilahare taleplerini elatmanın önlenmesi yönünden 10.146,89 m2’ye ve ecrimisil yönünden 292.074,06 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ilk olarak A,B,C,E,F ile gösterilen toplam 2.749,58 m2 kısma davalının elatmasının önlenmesine ve 72.984 TL ecrimisilin tahsiline dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 29.05.2012 tarihli ve 2012/1784 Esas, 2012/6264 Karar sayılı kararı ile “.. çekişmeli taşınmazda davalı tarafından tel örgü ile çevrilerek hâkimiyet alanı altına alınan bölümlerin tamamı yönünden elatmanın önlenmesine karar verilmesi, ecrimisil hesaplamasının da bu bölümler dikkate alınarak yapılması, ayrıca ecrimisil isteği yönünden mükerrer tahsil olmaması için İdare Mahkemesi’nde açılan davanın neticesinin araştırılması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken..” şeklindeki gerekçe ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilerek devam eden yargılama neticesinde, davanın kabulüne, davalının 10.146,89 m2’ye elatmasının önlenmesine ve 292.074,06 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 103.835,75 m2 yüzölçümlü dava konusu 14002 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacı Üniversite’nin tam malik olduğu ve beyanlar hanesinde Kipa lehine 40 yıl müddetle ve 10 yıl müddetle olmak üzere iki ayrı kira şerhi bulunduğu, davalının kira sözleşmesi ile kiraladığı alan dışında bir kısım yer kullandığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
Yargıtayın ve Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre kira geliri üzerinden ecrimisil talebi olduğu takdirde; çekişmeye konu taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parasının, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenip, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edileceği açıktır.
O halde Mahkemece yapılacak iş; taraflara emsal bildirmeleri için süre ve imkan vermek ve akabinde bilirkişiden yukarıda açıklanan ilke ve esaslar dahilinde ecrimisil hesabına ilişkin rapor almak olmalıdır.
Kabule göre de; hangi dönem için, ne kadar alacağa, hangi tarihten itibaren faiz uygulanacağı belirtilmeksizin, infazda tereddüt oluşturacak şekilde ecrimisil bedellerinin “..dönem sonları itibarıyla hesaplanacak yasal faizi ile birlikte..” davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru olmamıştır
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 04.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.