Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 23.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin 25.08.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 5 gün göz altına alındıktan sonra salıverildiğini, davacı hakkında terör örgütü üyeliği soruşturması başlatıldığı gerekçesiyle çalıştığı kurum tarafından meslekten ihraç edildiğini,...Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2017 tarihli 2017/57096 soruşturma dosyası ile müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini,davacının haksız gözaltına alınması nedeniyle 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.

2.Davalı vekili 26.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3....5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/100 Esas 2018/350 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4....Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/209 Esas 2019/10 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının gözaltına alınmamış, tutuklanmamış olsa bile görevinden uzaklaştırılıp ihraç edildiğini, takipsizlik kararına rağmen iade edilmediğini, davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince;davacı vekili dava dilekçesinde, davacı hakkında yürütülen ve sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen dosya kapsamında davacının gözaltına alındığını, ayrıca meslekten ihraç edildiğini ve lojmandan çıkarıldığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, CMK'nın 141-144. maddeleri arasında düzenlenmiş olan tazminata konu davaların bölüm başlığında belirtildiği üzere ''Koruma Tedbirleri Nedeniyle'' olması gerektiği, bu çerçevede değerlendirildiğinde, davacının meslekten ihraç edilmesinin ya da lojmandan çıkarılmasının koruma tedbirleri kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının meslekten ihraç edilmesi ve lojmandan çıkarılması nedeniyle tazminata hükmedilemeyeceği, buna karşılık davacının dava dilekçesinde belirtildiği üzere gözaltında kalmış olması ve diğer yasal koşulları taşıması halinde tazminata hükmedilmesinin mümkün olduğu, ancak...Cumhuriyet Başsavcılığının cevabi yazısında belirtildiği üzere tazminata konu dosya kapsamında davacının gözaltına alınmadığı, tutuklanmadığı ve davet üzerine ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığı, bu durumda davacı lehine tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, istinaf eden tarafın sıfatı dikkate alınarak düzeltilerek esastan red veya bozma nedeni yapılmadığı, belirtilen bu husus dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, kovuşturma sonucuna uygun olarak maddi ve manevi tazminat talebinin reddine yönelik oluşan kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Tazminat talebinin esasını oluşturan...Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/57096 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda 18.10.2017 tarihinde davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz üzerine...2. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.11.2017 tarihli kararıyla itirazın kesin olarak reddine karar verilerek kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Davacının haksız gözaltına alınması nedeniyle 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu,...Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Organize Suçlar Bürosunun 12.07.2018 tarihli cevabi yazısında, şüpheli ...'in gözaltına alınmadığı, hakkında verilmiş bir tutuklama kararı olmadığı, şüphelinin 17.10.2017 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına davet üzerine ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığının bildirildiği, 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacının kamu görevinden ihraç edilmesi işleminin idari işlem olduğu, koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından; davacının meslekten ihraç edilmesinin ya da lojmandan çıkarılmasının koruma tedbirleri kapsamında değerlendirilemeyeceği, buna karşılık davacının dava dilekçesinde belirtildiği üzere gözaltında kalmış olması ve diğer yasal koşulları taşıması halinde tazminata hükmedilmesinin mümkün olduğu, ancak tazminata konu dosya kapsamında davacının gözaltına alınmadığı, tutuklanmadığı ve davet üzerine ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığı, bu durumda davacı lehine tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/209 Esas 2019/10 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca...5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,