SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli,mala zarar verme, iftira
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.03.2021 tarihli ve 2020/1725 Esas, 2021/1119 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanığın iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme ve iftira suçlarına ilişkin verilen hükümlere yönelik temyizine ilişkin yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
Sanık ve müdafiinin hırsızlık suçuna ilişkin olarak verilen hükme yönelik temyizlerine ilişkin olarak ise;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın samimi anlatımı, suçu kabul etmemesi, zararın olmaması, sanığın beraatinin gerektiği hususlarına; sanığın temyiz isteminin de adil bir karar verilmesi hususuna ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik -ancak aynı Kanun'un 289. maddesinin birinci fıkrası ve birinci fıkrasının (h) bendindeki düzenlemeler ile hukuka kesin aykırılık hallerinin var sayıldığı durumlarda temyiz dilekçesi veya beyanında bu husus gösterilmiş olmasa dahi Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2020 tarihli ve 2019/20-358 Esas, 2020/197 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği gibi hiçbir temyiz nedeni içermediği tespit edilen bir temyiz başvurusu bakımından aynı Kanun'un 289. maddesinde yer alan hukuka kesin aykırılık hallerinin kendiliğinden gözetilemeyeceği, ancak bir temyiz nedeninin varlığı hâlinde mutlak hukuka aykırılık hâlleri kapsamında temyiz incelemesi yapılabileceğinden hukuka kesin aykırılık sebebiyle hükmün bozulacağı hususu da nazara alınarak- yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediğinin sorulmadığı ve bu hususta bir karar alınmadığı, hüküm tarihinde Marmara 7 numaralı L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olan sanığın duruşmada hazır edilmediği anlaşılmakla; sanığın hükmün açıklandığı 02.07.2020 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlandığının ve bu şekilde aynı Kanun’un 289/1-h maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık halinin gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.