K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
Mükerrer açılan kamu davasının reddine
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/127450 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, adı geçen sanıklarla birlikte toplam 12 sanığın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08/11/2013 tarihli ve 2013/80367 soruşturma, 2013/50292 esas, 2013/16430 sayılı iddianame ile 12/02/2011 tarihinde katılan ...'a karşı gerçekleştirdikleri hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2019 tarihli kararı ile adı geçen sanıkların aynı olay sebebiyle Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/379 esas sayılı dosyasında yargılanmakta olduklarından bahisle, mükerrer açılan davanın reddine karar verildiği,
İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2019 tarihli kararının bir kısım sanıklar müdafiileri tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 24/11/2021 tarihli ve 2020/2742 esas, 2021/1885 sayılı kararında da belirtildiği üzere,
Her ne kadar sanıkların tümü hakkında aynı tarihli aynı mağdura karşı aynı suç nedeniyle Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/379 esas sayılı dosyasında mükerrer dava bulunduğundan bahisle tüm sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş ise de; Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/379 esas sayılı dosyasına konu Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05/08/2011 tarihli ve 2010/23667 soruşturma, 2011/9504 esas, 2011/3683 sayılı iddianamede; müşteki ...'ın evinden hırsızlık olayının (63) nolu eylem olarak 91. sayfada anlatıldığı, eylem anlatılırken sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in isimlerinin geçtiği, ayrıca sanıkların karıştıkları olayların izah edildiği 26 ila 31. sayfalarında sanıklar ..., ... ve ...'ın isimleri karşısında 63 nolu müşteki ...'a yönelik hırsızlık eylemine dahil olduklarına dair bir iddianın ileri sürülmediği, dolayısıyla adı geçen sanıklar hakkında mükerrer bir dava bulunmadığı cihetle, haklarındaki kamu davasının mükerrer olduğundan bahisle reddine dair karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Aydın hakkında hırsızlık suçu yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan aynı olayla ilgili Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli ve 2013/379 Esas, 2021/1015 Karar sayılı dosyasında aynı eylemden dolayı yargılanmakta olduklarından bahisle mükerrer dava nedeniyle davanın reddine karar verildiği, anılan Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli ve 2013/379 Esas, 2021/1015 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, sanık hakkında katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan örgüt yöneticisi sıfatıyla 05.08.2011 tarihli iddianamenin düzenlendiğinin görüldüğü, iddianamenin anlatım kısmında sanığın atılı hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin herhangi bir ibare kullanılmamış ise de, sanık hakkında katılana yönelik eylemden dolayı örgüt yöneticisi olmasından dolayı cezalandırılması yönünde sevk maddesi gösterildiği gibi, bu doğrultuda sanığın örgüt yöneticisi olduğundan bahisle, hakkında atılı hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararının da verildiği, bu itibarla sanık ... hakkında hırsızlık suçu bakımından mükerrerlik durumunun söz konusu olduğu ve verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ... hakkında hırsızlık suçu yönünden, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli ve 2019/270 Esas, 2019/748 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
B. Sanık ... ve ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları, sanık ... Aydın hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden;
1. 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, her ne kadar, sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından aynı olayla ilgili Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli ve 2013/379 Esas, 2021/1015 Karar sayılı dosyasında aynı eylemden dolayı yargılanmakta olduklarından bahisle mükerrer dava nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; anılan Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli ve 2013/379 Esas, 2021/1015 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, sanıklar hakkında katılan ...'a yönelik herhangi bir dava açılmadığı gibi, gerek 05.08.2011 tarihli iddianamenin anlatım kısmında, gerekse hüküm kısmında sanıklar ..., ... ve ...'ın katılana yönelik atılı suçları işlediğine ilişkin herhangi bir ibarenin kullanılmadığı, katılana yönelik eylem yönünden yargılanan sanıkların örgüt yöneticisi sıfatıyla ..., ..., ..., ..., iştirak iradesiyle atılı hırsızlık suçunu işledikleri iddia olunan ..., ..., ..., ..., ... ve ... (..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan beraat kararlarının verildiği) olduğu, sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları yönünden, sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden mükerrerlik durumunun söz konusu olmadığı, bu itibarla bahse konu sanıklar ve belirtilen suç/suçlar bakımından yargılamaya devam olunup esas hakkında karar verilmesi gerekirken açılan kamu davasının mükerrer nitelikte olduğundan bahisle kamu davasının reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçede açıklanan nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli ve 2019/270 Esas, 2019/748 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.