Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ada 37 parselde bulunan evine ait arazinin bir kısmının 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında sehven 123 ada 7 nolu parsele dâhil edildiğini, 123 ada 7 nolu parselin 02.10.2014 tarihinde ifraz edilerek; 83,84,85,86 ve 87 olmak üzere 5 parsele bölündüğünü, bu ifraz işlemiyle birlikte kendisine ait olan arazinin 123 ada 87 nolu parselin sınırları içerisinde kaldığını ve şu anda tapu kütüğünde davalı gerçek kişiler adına kayıtlı durumda olduğunu, tarafına ait olan ve evinin hemen yanında bulunan mezkur arazide 2000 yılından beri evine içme ve kullanma suyunu temin ettiği su gözesi ve bunun haricinde dikili ağaçlarının bulunduğunu, bahse konu alanda sondaj çalışması yaparak inşa ettiği ve evinin içme suyunu sağladığı bir depo olduğunu ileri sürerek 123 ada 87 numaralı parseldeki davalılar ... ve ... adına kayıtlı arsanın fiili olarak kullanımında olan kısmının belirlenmesi ve bu kısmın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu 123 ada 87 nolu parselin Köy Tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olup daha sonra köy ihtiyar heyeti tarafından alınan karar uyarınca davalılara satıldığını, buna ilişkin bilgi ve belgeleri dilekçe ekinde sunduklarını, açıklamış olduğu nedenlerle davacının davasının reddini istemiştir.

2.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ada 87 parseli Köy Tüzel Kişiliği adına bulunduğu sırada Kangal Kaymakamlığı tarafından açılan satış ihalesine katılarak davalıların satın aldığını ve bu şekilde adlarına tescil edildiğini, davacının ileri sürdüğü iddiaların asılsız ve gerçeği yansıtmadığını, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde hiçbir zilyetliğinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddelerindeki ve 4721 sayılı TMK'nın 713/1 inci maddesindeki şartları sağlayamadığı ve davasını ispat edemediği gerekçesiyle davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın reddine, buna karşılık dava tarihi itibariyle kayıt maliki olmadığından davalı ... yönünden açılan davanın 6100 sayılı HMK'nin 114/1-d, 115/2 maddeleri uyarınca pasif husumet ehliyeti dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Köy Tüzel Kişiliği tarafından diğer davalılara yapılan satış işleminin mevzuata aykırı hareket edilerek yapıldığını ileri sürdüğünü, ancak Yerel Mahkemenin bu durumu değerlendirmediğini, davalılar adına hukuka aykırı bir şekilde tescil edilmiş olan 123 ada 87 numaralı parseldeki hisselerin iptal edilmesi gerektiğine dair dayanakları dava dilekçesinde sunduklarını, dava konusu taşınmazın davalılar adına tesciline dayanak gösterilen işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemeye sundukları iddialarını delillerle kanıtladıklarını ancak Mahkemece bu delillerin dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın evveliyattan beri müvekkili ve mirasbırakanı evvellerinin hakimiyetinde bulunduğunu ve iktisap sürelerinin dolduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir..

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hmk'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ıncı maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesi

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Kadastro sonucu ... Köyü 123 ada 87 parsel sayılı taşınmazın ifrazen oluştuğu, ifraz öncesi 123 ada 7 parsel sayılı taşınmaz olarak davalı ... adına 09.02.2009 tarihinde arsa vasfıyla 14.870,40 m2 olarak tespit gördüğü, kadastro tutanağının edinme sebebi kısmına da "3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 7 nci maddesine göre sınırlandırması yapılan, tapu ve vergi kayıt defterinde kaydına rastlanılmayan 123 ada 7 parsel sayılı taşınmaz malın kadimden beri ... köyü halkı tarafından arsa olarak kullanıldığı" şeklinde yazıldığı, dava konusu taşınmazın kadastro tutanaklarının 16.06.2009 tarihinde kesinleştiği, 123 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 02.10.2014 tarihinde 5 ayrı taşınmaz olacak şekilde 83-84-85-86-87 parsellere ifraz edildiği, 5.177,72 m² olan arsa vasıflı 123 ada 87 parsel sayılı taşınmazın 16.10.2014 tarih 2733 yevmiyle sayılı işlem ile tespit maliki köy tüzel kişiliği tarafından davalılara tapuda satıldığı, satış işleminin dayanağının köy ihtiyar heyeti kararı olduğu anlaşılmıştır.

tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle,
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.