İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılması
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu (''YİDK'') kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) vekili ve davalı Taç Mutfak Eşyaları Ambalaj İnş. İmlt. San. Tic. Ltd. Şti. (''Şirket'') vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “TAÇ” esas unsurlu tescilli markaların sahibi olduğunu, bu markaların tanınmış marka olduğunu, davalı tarafından “TAÇ ÇARŞI + şekil” markasının 07,08,11,21 ve 35. sınıflarda tescili için davalı kurum nezdinde marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bu başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek 11. ve 21. sınıftaki bir takım malların çıkarıldığı ancak diğer mallar için tescil başvurusu işlemlerine devam edildiği, YİDK nezdinde de itirazlarının reddedildiğini, davalının sınırsız sayıda renk seçeneği özgürlüğü bulunduğu halde, müvekkili adına tescilli ve tanınmış "taç" unsurlu markalar ile özdeşleşen kırmızı, ... ve gri renk kombinasyonunu kullanmasının ve tescile konu etmesinin, müvekkiline ait markalara benzeştirme amacını taşıdığını, davalının daha önceki markalarından kaynaklı kazanılmış hakkı bulunmadığını, davalıya ait önceki tarihlerdeki tescilli markaların varlığının dava konusu markanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin (b) bendi anlamında, müvekkile ait markalar ile benzerlik olmadığı sonucunu doğurmadığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, YİDK kararının iptalini ve davalı Şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait başvuru ile davacı yana ait markalar arasında iltibasa neden olacak derecede bir benzerliğin bulunmadığını, markaların aynı emtiaları içermediğini, müvekkilinin markasının ... süreli kullanımı nedeniyle züccaciye alanında "TAÇ" ibaresi için daha önceki marka tescilleri nedeniyle de kazanılmış hakkının bulunduğunu, davacı yanın kötüniyet iddialarının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının ayırt edici esaslı unsuru olan "TAÇ" kelimesi ile davalı markasını oluşturan "TAÇ" kelimesinin aynı olduğu, davalı markasında yer ... şekil unsuru ile “ÇARŞI” kelimesinin markaya esaslı bir ayırt edicilik katmadığı, davacının çok sayıdaki seri markasının esaslı unsuru olan "TAÇ" ibaresinin aynısının, kırmızı şerit fon üzerine ... renkte yazılmış benzer tasarımla davalı markasında kullanılmasının, markalar arasında benzerliğe ve ilişkilendirme ihtimaline yol açtığı, davacı markalarının 16,20,22,23,24,25,26,27,35 ve 37. sınıfları kapsadığı, davalı marka başvurusunun ise 07,08,11 ve 21. sınıfta tescil edilmek istendiği, taraf markalarının emtia listelerinin çekişmeli mallar itibariyle aynı tür mallardan oluşmadığını, 11/10 alt grubu ile 21. sınıftaki malların tamamı itibariyle taraf markalarının emtia listelerinin benzer/ ilişkili mallardan oluştuğu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olacağı, ancak bu malların büyük bir kısmının ucuz mallar olmasının iltibas eşiğini düşürdüğünü, sonuç olarak 11/10, 21/03,21/09, 21/10 sınıf emtiaları yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 7. sınıfın 1/2/3/4/5/6/7/8/9/11/12/14/19 alt grupları, 8. sınıfın 1/2/3/4 alt grupları, 11 sınıfın 3/7/8/12 alt grupları yönünden farklı mal ve hizmetler kapsadığı ve başvurunun tescilinin mümkün olduğu, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü markaların bir kısmının yani 2010,2011 ve 2012 başvuru tarihli olanların başvurunun yapıldığı 05.02.2015 tarihi itibariyle henüz taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıkmadığı, müktesep hak oluşturabilecek kadar eski olan ve çekişmesiz durumda bulunan davalı markaları ile dava konusu davalı marka başvurusu incelendiğinde, dava konusu başvurunun, davalının eski tarihli tescillerinin devamı ve serisi niteliğinde olmadığı, zira davacı kelime olarak "TAÇ" ibaresini kullanmış olsa da kullanılan şekil ve renk unsuru ve şeklin markadaki kompozisyonu itibariyle davacı markalarına yaklaştığı, önceki markadan uzaklaştığı, bu nedenle müktesep hakkının bulunmadığı kabul edilerek bilirkişilerin bu markalar yönünden müktesep hak ile ilgili görüşlerine itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın kararının davacının itirazının kısmen reddi ile ilgili kısım yönünden 11/10 grupta "akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları" 21/03 grupta ''değerli metalden olanlarda dahil olmak üzere bu sınıfta yer ... ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal bıçak kaşıklar hariç) yemek servis takımları kap ... şişe açacakları saksılar pipetler elektriksiz pişirme aletleri'', 21/09 grupta ''püskürtmeli hortum başlıkları, sulama süzgeçleri için başlıklar sulama aletleri ... suluma süzgeçleri musluklara takılan başlıklar'', 21/10 grupta ''işlenmemiş cam yarı işlenmiş cam dekarosyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç) cam yünleri (izalosyon ve tekstil amaçlı olmayan) lar'' yönünden kısmen iptaline, davalı adına tescilli 2015/09571 sayılı "TAÇ ÇARŞI + ŞEKİL" ibareli markanın aynı mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu ile çok benzer olan kesinleşmiş mahkeme kararları dikkate alınmadan, dava konusu markanın bir takım mal ve hizmetler için tesciline karar verilmesinin kabul edilebilir olmadığını, huzurdaki davaya konu marka ile emsal mahkeme kararlarına ilişkin davalı markalarının aynı sınıfları kapsadığını, kaldı ki 8 ve 21. sınıfta yer ... emtialar ile tekstil sektöründeki emtiaların aynı mağazalarda, çoğu zaman yan yana satılan, birbiri ile ilişkili emtialar olup, müvekkili şirket markalarının tanınmışlığı da göz önüne alınarak, davalının tescil almak istediği sınıftaki mal ve hizmetlerin tamamı ile davacı müvekkile ait markaların tescilli olduğu sınıfların benzer bulunduğunu, aksi yöndeki mahkeme kararının da doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru kapsamında ... mal ve hizmetler yönünden benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, ayrıca diğer davalının başvuru üzerinde müktesep hakkının mevcut olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece müvekkilinin markayı tescil ettirmek istediği ve öteden beri markalarının tescilli olduğu 08 ve 21. sınıfta yer ... emtiaların, davacı tarafın 24. sınıfa yer ... ev tekstili emtiaları ile benzer olduğu görüşünün bildirildiğini, oysa taraflar arasında daha önce görülmüş ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen mahkeme kararlarında açıkça, taraf emtialarının benzer/ bağlantılı olmadığının belirtildiğini, kararın bu yönüyle kesinleşmiş mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, yine 11/10, 21/03 ve 21/10 uncu grupta yer ... emtialar açısından da müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 2010/67905 ve 2011/84502 numaralı markalarının tescil tarihleri itibariyle davalı yararına kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı, davalı şirket adına siyah ... renk unsurları ile tescilli 1998/19473 numaralı önceki markanın ise dünya şekli ve üzerindeki ... dalgalı kuşak zemininde siyah harfle ''TAÇ" kelimesinden oluşmakta iken, söz konusu şekil ve renk unsurlarının gri, kırmızı ve ... tonlarıyla renklendirilmesi suretiyle yapılan dava konusu başvurunun, davacının gri çerçeveli ve kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine ... ... harflerle yazılı TAÇ kelimesi işaretini taşıyan tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer oldukları, dolayısıyla anılan davalı markasının da davacı markalarına yanaşma kastı taşıdığından, davalı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı, dava konusu başvurunun renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyla davacının tescilli markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi ve haksız yararlanmaya yol açacağı gerekçesi her iki davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının "TAÇ" ibareli marka tescilleri karşısında, davalı şirketin öteden beri adına tescilli olan markalarını yenilemek istemesi, ticari yaşamın doğal gereği ve sonucu ise de, ... marka tescillerine yönelirken, davacı ile birlikte farklı ürünler için eşzamanlı kullandığı tanıtım işaretlerini, kullanımla gerçekleşmiş bağımsızlığını muhafaza edecek biçimde düzenlemesi de bir başka zorunluluk olduğu, buna rağmen davalı şirket, biçim, renk ve düzenleme tarzı bakımından, tamamen davacının tanınmışlık vasfı bulunan markasıyla ilişkilendirilmeye müsait olacak biçimde dava konusu başvurusunu düzenlediği, böylece başvurusunun, davacının iş ürünleri, faaliyetleri ve işleriyle ilişkilendirilmesinin yolunu açtığı, bu durumda tüketici/hizmetten yararlanıcılar, bildiği güvendiği "TAÇ+ŞEKİL" ibareli markayı üreten davacı işletmenin, farklı alanlarda da üretim ve pazarlama yaptığını yahut hizmet sunduğunu düşünmeye başlayacağı, sonradan tescil olunan markanın sahibinin, öncekiyle aynı kalite ve güveni tesis eden mal ve hizmet sunamaması durumunda ise hayal kırıklığına uğrayacağı, kurulan bu zihinsel bağlantı, tanınmış davacı markasına odaklanan ilgiyi dağıtarak, zaman içinde onun markasının çekim gücünün azalmasına, itibarının erozyonuna ve giderek kaybolmasına yol açacağı, davalının bu eyleminin, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan marka oluşturma, tescil ettirme ve kullanmaya yönelik eylemleri bilinçli biçimde gerçekleştirme sayılması gerektiğinin açık olduğu, bunun ise iyiniyetli bir girişim olmadığı, tescil yetkisi ve hakkının davacının tescilli markasının sahip olduğu imajın transferi amaçlı bulunduğu, dolayısıyla davalının bu eylemiyle marka tescil ettirme hakkını, haksız rekabetinin bir aracı olarak kullandığı, davalının eyleminin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, hakkın açıkça kötüye kullanılmasını ise hukuk düzeni korumayacağı, dolayısıyla davalı başvurusunun tüm emtia yönünden reddedilmesi, tescil edilmiş ise hükümsüz kılınması gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı Şirket adına tescilli 2015/09571 sayılı "TAÇ ÇARŞI + ŞEKİL" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 7,8,11,21,35 ... sınıflar dışındaki mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunmadığını, diğer davalının müktesep hakkı olduğunu, 556 sayılı Kanunun 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, YİDK kararının uygun olduğu, başvuru sahibinin bu ürünlerde 1997 yılından beri tescilli taç ibareli markalarının bulunduğunu, tescilli eski markalardan kaynaklanan ve bu markalar ile aynı esas unsurlu ve aynı ürünleri kapsayan marka başvurusunda bulunma hakkı olduğunu, taç ibaresinin davacı tarafında yaratılmadığı, bu ibare her duyulduğunda davacı markayı akla getirmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin marka ve logosunun eski marka tescillerine benzediğini, sadece markada renklendirme yaptığını, bunun bilirkişi raporları ile de ... olduğunu, başvurusunun önceki tescilli marka kapsamında olduğunu, davacının da söz konusu sınıflarda tescili bulunmadığı dikkate alındığında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkil markasının 20 yıldan fazladır züccaciye sektöründe kesintisiz kullanılan bir marka olduğunu, bu nedenle tüketici nezdinde iki markanın maliklerinin farklı olduğu bilinci oluştuğu, davacı ile aralarında 2010 yılından beri uyuşmazlık olduğunu, davacının müvekkilin kırmızı logolu markalar dışındaki markalarına karşı açmış olduğu tüm davaların reddedildiğini, yine müvekkil markalarının tescilli olduğu sınıflarda yaptığı tescil başvurularının reddi için açtığı YİDK davalarının da reddedildiğini, müvekkilinin TAÇ markası üzerindeki markasal hakkının tartışmasız olduğu, markalar bir bütün olarak kıyaslandığında birbirlerine benzemediklerinin anlaşıldığı, davaya konu logoyu 2004-2005 yıllarından beri kullanmakta olduğu, ... bir kullanımın söz konusu olmadığı, davacının ilk açtığı davanın 2010 yılı olduğunu, müvekkil kırmızı logoya ilişkin kullanıma başladığında davacının 2005 yılında ihtarname gönderdiğini, ancak aradan 5 yıl geçtikten sonra dava açtığını ve bunun dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, bu süreçte müvekkilinin markaya yatırım yaptığını, markada kırmızı olarak renklendirilen kısmın zaten önceden mevcut olan şekli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup her iki davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.