Vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, terditli tenkis talebinin kabulüne
Taraflar arasında görülen vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 2. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, terditli tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ... vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ... 'nin düzenlediği Fethiye 1. Noterliğinin 02.02.1998 tarih ve 2321 yevmiye numaralı vasiyetname ile malvarlığını davalılara vasiyet ettiğini, miras bırakanın bu tasarrufu mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yaptığını, öncelikle vasiyetnamenin iptalini, olmadığı takdirde ise davalı mirasçıların saklı payları zedelediğinden tenkisini talep etmiştir.
1. Davalı ... Hava Kurumu vekili cevap dilekçesinde; dava konusu vasiyetnamenin iptali için Medeni Kanun'un 499,500 ve 501 inci maddesindeki iptal sebeplerinden hiçbirinin olayda mevcut bulunmadığını, davacıların vasiyetnamenin iptali için hiç bir delil de sunulmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali için dayanılan sebeplerin belirtilmediğini, davacıların saklı pay sahibi olup olmadıklarının araştırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
3. Davalı Kızılay Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu vasiyetnamenin usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiğini, miras bırakanın tasarruf ehliyetini haiz olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin 12.09.2006 tarihli ve 1999/514 Esas, 2006/430 Karar sayılı kararıyla; davacılar tarafından açılan vasiyetnamenin iptali davasının reddine, tenkis davasının kabulüne karar verilmiştir.
1. Mahkemenin 12.09.2006 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.10.2008 tarihli ve 2008/14603 Esas, 2008/13862 Karar sayılı ilâmında; "dava konusu vasiyetnamenin, mirasçı atanmasına ilişkin olmayıp, muayyen mal vasiyeti niteliğinde olması nedeniyle tenkis isteğinin bu çerçevede incelenip değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava konusu vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olduğu, miras bırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetinin bulunduğu, aksinin davacılar tarafından ispatlanamadığından davacıların vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, davacıların tenkis talebine yönelik yapılan değerlendirmede ise mirasbırakan tarafından yapılan vasiyetname ile davacıların saklı paylarının ihlal edildiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplanan bedellerin davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... Döğer vekili, davalı SGK vekili, davalı ... Hava Kurumu vekili, davalı TSK Mehmetçik Vakfı vekili, davalı Kızılay Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin iptali talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalılardan Türk Hava Kurumu tercih hakkını "aynın verilmesi" yönünde kullandığı hâlde dikkate alınmadığını, tenkis alacağının çok düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı TSK Mehmetçik Vakfı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının tercih hakkını "aynın verilmesi" yönünde kullanmasına rağmen davacılara bedel ödenmesine karar verildiğini, dava konusu taşınmazların değerinin karar tarihine en yakın bedeli üzerinden hesaplanarak karar verilmesi gerektiğini, miras bırakanın davacılara sağlığında yaptığı kazandırmaların da terekeye dahil edilmesi gerektiğini, davacı ... yönünden dosya işlemden kaldırıldığından hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin iptali talebinin reddedilmesi nedeniyle davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle davacılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
4. Davalı Kızılay Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; miras bırakanın mal kaçırma kastının bulunmadığını, dava konusu vasiyetnamenin tenkise tâbi olamayacağını, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
5. Davalı ... Hava Kurumu vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu banka hesaplarındaki vade sonu tutarının hesaba dahil edilip edilmediğinin bilirkişi raporundan anlaşılamadığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, her bir davalı için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davalı dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davacılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin (743 sayılı Kanun) 453,506 ve 507 nci maddeleri, 11.11.1994 tarihli ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (bağış) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; miras bırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır.
3. Mutlak olarak tenkise tâbi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya 743 sayılı Medeni Kanun'un 507 nci maddesinin 1,2 ve 3 üncü bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken 743 sayılı Medeni Kanun'un 512 nci maddesindeki sıralamaya dikkat etmek gerekir.
4. Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (Sabit Tenkis Oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (743 s. MK m. 506) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm hâlinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir.
5. Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde 11.11.1994 tarihli ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı doğrultusunda dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, tercih hakkının kullanıldığı gündeki fiatlara göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin ödetilmesine karar verilmesi gerekir. 02.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen sabit tenkis oranın 743 sayılı Kanun'un 453 üncü maddesinin son fıkrasındaki saklı payların gözetilmesi suretiyle hesaplandığı, yine bilirkişi raporlarında davalıların tercih tarihi itibarıyla tespit edilen temlik içi malvarlığı ile çarpımdan bulunan değerin Mahkemece hükmedilen tenkis alacağına tekabül ettiği anlaşılmıştır. Bu itibarla dosyada mevcut bilirkişi raporlarının da hüküm kurmaya elverişli bulunması nedeniyle bu hususa yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. Diğer yandan, davalı TSK Mehmetçik Vakfı vekili ve davacı vekili temyiz dilekçelerinde tercih hakkının "aynın verilmesi" yönünde kullanılmasına rağmen davacılara bedel ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek temyiz itirazında bulunmuşlar ise de dosyada mevcut Fethiye Belediyesinin (Plan ve Proje Müdürlüğü) 06.01.2015 tarihli ve Seydikemer Kaymakamlığı İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 16.03.2017 tarihli yazı cevaplarında davaya konu taşınmazların usulünce hesaplanan sabit tenkis oranına göre bölünemeyeceğinin bildirilmiş olmasına göre bu hususa yönelik temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... Döğer vekili, davalı SGK vekili, davalı ... Hava Kurumu vekili, davalı TSK Mehmetçik Vakfı vekili ve davalı Kızılay Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya iadesine, davalı Kurumlar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.