DAVADA DAVALI: ... vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALI-BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI: Rodi Giyim San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
Esastan ret
SAYISI: 2012/118 E., 2017/255 K.
Taraflar arasındaki asıl davada, taraflar arasındaki protokol başlıklı bayilik sözleşmesinden ... sözleşmenin feshi ve feshe bağlı olarak cezai şart, kâr kaybı ile uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tazmini, birleşen davada ise aynı sözleşmeye dayalı olarak haksız feshi nedeni ile cezai şart, iade edilmeyen malların bedeli ve sözleşmeden ... tazminat alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Asıl davacı/birleşen davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 07.03.2006 tarihli ortaklık protokolünün imzalandığını, protokolün haklı fesih tarihi olan 05.04.2012 tarihine kadar geçerliliğini koruduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4 üncü maddesine aykırı olarak müvekkilinin onayı olmaksızın sözleşme sürecinde davalı şirketin başka bir firmaya bayilik vererek Bolu ilindeki Highway Alışveriş Merkezi içerisinde Bolu Rodi Mood mağazasını açtığını, bu mağazanın açılmasından sonra müvekkilinin şehir merkezindeki aynı ürünleri satan mağazasına yönelik mal tedarikini müvekkilinin taleplerine rağmen kasıtlı olarak düşürdüğünü, müvekkilinin bu konuda sorunun giderilmesi için davalıya 24.02.2012 tarihli ihtarname gönderdiğini, bu taleplerin yerine getirilmemesi üzerine davacı tarafından 09.04.2012 tarihli ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedildiğini, cezai şart, maddi zarar ve kâr kaybının ödenmesinin ihtar edildiğini, davalının cevap vermediği gibi 12.04.2012 tarihinden itibaren merkezi olarak yürütülen Satış ve Elektronik Kasa Sistemini ... taraflı olarak kapattığını, halbuki tüm illerde satışların sorunsuz devam ettiğini, davalının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, bu durumun delil tespitinde rapora bağlandığını, bu sebeplerle sözleşmenin 07.03.2006 tarihli sözleşmenin müvekkilince feshedildiğini, sözleşmenin 6 ncı maddesi kapsamında sözleşmeyi fesheden taraf, karşı tarafa 100.000 dolar cezai şart ödemeyi kabul ettiğinin düzenlendiğini, davalı şirketin bir nevi müvekkilini feshe zorladığını, Bolu'da ticari itibarının zedelendiğini, 24.04.2011 yılından bu yana ... ürün verimi yapılmadığı için ciddi kâr kaybı yaşandığını, kâr kaybından ötürü masrafları kendi cebinden ödediğini, şirketin ... taraflı kasa sistemini iptal etmesi nedeniyle 13.04.2012 tarihinden bu yana ... bir ürün dahi satmamasına ve ticari itibarının zedelenmesine yol açtığı belirterek sözleşmenin feshi ile 100.000.00 USD karşılığı (24.04.2012 tarihli kur üzerinden) 178.800,00 TL cezai şartın, 10.000,00 TL kâr kaybı ile maddi zarar 24.04.2011 tarihinden dava tarihine kadar olan süre içerisinde (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 288.800,00 TL nin sözleşmenin fesih tarihi olan 05.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
Asıl davalı/birleşen davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının imzaladığı sözleşmeyi ihlal ederek sözleşme kapsamında yapması gereken ödemeleri yapmadığını ve müvekkilini mağdur ettiğini, 07.06.2006 tarihli sözleşmenin 15.02.2011 tarihli ek protokol ile tadil edildiğini ve müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki ilişkinin bayilik olarak tanımlandığını, ek protokolün 4 üncü maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere önceki sözleşme hükümlerine atıfta bulunularak önceki sözleşme süresi 5 yıl olarak öngörüldüğünden 07.03.2011 tarihinde sözleşmenin sona ereceğini, bundan sonra konsinye çalışma şeklinde çalışılacağının ve kâr paylaşımı oranının taraflar arasında mutabakat ile belirlendiğini, bu durumda Bolu Highway Alışveriş Merkezinde mağaza açılmasının sözleşmeye aykırılık teşkil etmediğini, 07.06.2006 tarihli sözleşmenin Bolu ilinde ... bir mağaza açılmasını yasaklayan 4 üncü maddesinin 07.03.2011 tarihinde sözleşmenin süresinin dolmasıyla sona erdiğini, açılan mağazanın da Bolu ili merkezinde yer almadığını, davacının sözleşmenin 9 uncu maddesine aykırı olarak müvekkili firmadan aldığı malların fatura bedellerini ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin cari hesaptan kaynaklı olarak davacıdan alacaklı olduğunu, bu nedenle feshin haksız fesih olduğunu, cezai şart ödenmesi gereken tarafın onlar olduğunu, tadil edilen sözleşme gereği artık mal sevketme yükümlülüğünün de bulunmadığını, cari hesap borcunu ödemeyen ve hali hazırda müvekkile ait tabelayı kullanıp müvekkil haklarını ihlal eden tarafın davacı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiş, birleşen dava dilekçesinde ise; sözleşmenin 9 uncu maddesine aykırı davranarak birleşen davalının müvekkili şirkete ödeme yapmadığını, Bolu 4. Noterliğinin 09.04.2012 tarih ve 2292 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 05.04.2012 tarihinden itibaren sözleşmenin birleşen davalı şirket tarafından haksız yere feshedildiğini, müvekkili tarafından cari hesap alacağına istinaden Kadıköy 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/9694 E. sayılı dosyası ile cari hesap alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibinde borçlunun takibe itiraz ettiğini, müvekkili şirketin davalıdan bakiye cari hesap alacağı ve iade edilmeyen emtia bedeli olarak toplam 165.468,96 TL alacağının bulunduğunu, ayrıca haksız feshi nedeni ile müvekkili şirketin birleşen davalıdan 100.000,00 USD alacağının bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 140.293,02 TL cari hesap alacağının keşide edilen Büyükçekmece 6. Noterliğinin 20.04.2012 tarih ve 21527 yevmiye nolu ihtarnamenin birleşen davalıya tebliğ edildiği 25.04.2012 tarihinden; müvekkiline iade edilmeyen malların bedeli olan 25.175,94 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte ve ayrıca sözleşmeden ... 30.000,00 TL cezai şart alacağı ile 100.00,00 USD tazminatın şimdilik 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davacı-birleşen davalı şirket arasında yukarıda değinilen sözleşmesel ilişkinin kurulmasından sonra taraflar arasındaki ... satıcılık sözleşme ilişkisi sözleşme süresinin sonra ermesinden belirsiz süreli sözleşme niteliğini kazanarak fiilen de devam etmekte iken 07.03.2006 tarihli "Ortaklık Protokolünün" 6 ncı maddesine aykırı olarak Bolu İli mücavir ... sınırları içerisinde yer aldığı ve ... halk otobüsleri ile ulaşım sağlandığı belirtilen dosyamıza gönderilen Bolu Belediye Başkanlığı cevabi yazısında belirtilen Highway Alışveriş merkezinde faaliyet gösteren "Rodimood" isimli mağazayı açtırdığı, akabinde de birleşen davalı Şirketin asıl davacı ... satıcıya 2011 yılından sonra 2012 yılında sözleşmenin devamı açısından dürüstlük ve ... kuralına aykırı davranışta bulunarak giderek daha az mal teslim ettiği, asıl davacının dosyaya sunduğu mail dökümleri ile birçok kez sorunun giderilmesi yönündeki taleplerine rağmen iyi niyetli olarak sorunun çözümüne yönelik olarak herhangi bir girişimde bulunmadığı ve en son olarak da asıl davacının ... satıcılık mağazasında satış yapmasını olanaksız kılacak şekilde merkez kasa hesabını sistemden kapattığı olguları birlikte dikkate alındığında; sözleşme hükümlerine açıkça davranan birleşen müflis davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokol hükümlerine aykırı davranıldığı, asıl davacı yönünden sözleşmenin haklı nedenle feshinin koşullarının oluştuğu, söz konusu talebinin kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, Mahkemece resen internet ortamında tespit edilen 26.04.2012 tarihinde geçerli TCMB 1 USD efektif satış ... (1.76,50 TL) verisi üzerinden ortaklık protokolünün 6 ve ek protokolün 4 üncü maddeleri gereğince 100.000,00 USD karşılığı 176.500,00 TL cezai şart alacağını birleşen davalının asıl davacıya ödemekle yükümlü olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, her ne kadar asıl davacı tarafından sözleşmenin haksız feshine bağlı olarak kâr yoksunluğu ile maddi zararlarının tazmini talep edilmiş ise de; dosyaya söz konusu taleplerini kanıtlayıcı nitelikte bir delil sunmadığı gibi taraflar arasındaki hukuki ilişkide asıl davacının kâr marjının imzalanan ek protokolün "... hükümler" başlıklı 3 üncü maddesi ile belirlendiği ve bahse konu düzenlemedeki kâr marjının haricinde bir kâr oranı üzerinden asıl davacının yoksun kalınan kâr kaybı isteminde bulunamayacağı gibi bu nedenle maddi zarar tazmini talebinin de hukuki bir dayanağı bulunmağı, talep edilen manevi tazminat alacağının da sözleşmenin feshine bağlı bir talep olup birleşen davalı Şirketin ... hukuk ilişkisi niteliğindeki tam ikili tarafa borç yükleyen ... satıcılık-bayilik sözleşmesinde borca aykırı davranışının ve asıl davacı tarafından sözleşmenin bu nedenle feshinin-sözleşmede bu yönde aksi yönde açık bir hükme yer verilmediği de gözetildiğinde; başlıbaşına manevi tazminatı gerektiren kişilik haklarının ihlali niteliğinde bir davranış olarak nitelendirilmesine hukuken olanak bulunmadığı, birleşen dava yönünden asıl dava tarihi itibariyle birleşen davacının mal satış ve teslimleri nedeni ile aralarındaki cari hesap şeklinde gelişen sözleşme konusu ticari ilişkiden kaynaklı olarak satış faturalarına konu toplam 107.064,15 TL asıl davacıdan alacaklı olduğu, asıl davacı tarafından dava konusu birleşen davalı tarafından konsinye satış nedeni ile bir kısım malların merkez kasa birleşen davalı tarafından kapatılması nedeni ile iade edilemediği iddia edilmiş ise de; malların iadesine ilişkin dosyaya delil sunmadığı da dikkate alındığında bu durum uhdesinde kalan malların iade edilmemesinin haklı bir gerekçesi olarak kabul edilemeyeceği gibi asıl davacıyı malları davalıya iade konusunda borçlunun temerrüdüne düşmekten de kurtaramayacağı, iade konusu malların iadesinde borçlunun termerrüdüne düşmüş olup bilirkişi ek raporunda 25.175,94 TL olarak hesaplanan iade malları bedelinin asıl davacıdan tahsili ile birleşen davalı Şirkete verilmesi gerektiği, asıl davacı yan tarafından Bolu 4. Noterliğinin 09.04.2012 tarih ve 2292 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... taraflı ve haklı nedenle feshedildiğinin birleşen davalı şirkete bildirilmesinden sonra dahi asıl davacının birleşen davacının ... ve muvafakatını almaksızın sözleşmenin 12 ... maddesine aykırı şekilde fesih ile sözleşmenin sona ermesine rağmen sözleşmede öngörülen 30 günlük süre geçmesine rağmen birleşen davalı Şirketin markasını tabelalarında kullanarak ürünlerinin mağaza içerisinde satış yapmaya devam ettiği, birleşen davacının anılan sözleşme hükmünden ... 30.000,00 TL cezai şart alacağının da birleşen davalı lehine hüküm altına alınması gerektiği, birleşen davacı vekili her ne kadar sözleşmenin 4 üncü maddesi gereğince sözleşmenin asıl davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini ve asıl davacının cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağını müvekkiline ödemeyerek sözleşme ilişkisini sona ermesine kusurlu davranışı ile neden olduğunu iddia etmekte ise de; söz konusu iddia yersiz olduğu, zira, yukarıda sözleşmenin feshine ilişkin olarak yapılan açıklamalar ile birlikte cari hesap nedeni ile birleşen davacının asıl davacıdan alacaklı olması ve fatura konusu alacağının ödenmemesi olgusu, birleşen davacıya asıl davacıya bu nedenle tekel satış bölgesinde dava dışı Rodi mood isimli mağaza için ... bir bayilik verme ayrıcalığını ve yetkisini hukuken tanımayacağını, sözleşmenin ... taraflı feshinde kusurlu olduğu anlaşılan birleşen davacının sözleşmenin 4 üncü maddesine dayanarak talep ettiği cezai şart alacağına yönelik isteminin ise reddi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesi ile asıl dava yönünden; asıl davanın kısmen kabulü ile davacı taraf arasında imzalanan 07.03.2006 tarihli Ortaklık Protokolünün 6 ncı maddesi ve 11.02.2011 tarihli ek protokolün 4 üncü maddesi gereğince sözleşmenin feshine, asıl davalı-birleşen davacı tarafından gerçekleştirilen haksız feshi nedeni ile 176.500,00 TL cezai şart alacağının birleşen davacıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat isteminin ve kâr kaybına yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine, birleşen dava yönünden birleşen davanın kısmen kabulüne, dava konusu 107.064,15 TL cari hesap alacağının Büyükçekmece 6. Noterliğinin 20.04.2012 tarih ve 21527 sayılı ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 25.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek orandaki avans faizi ile birlikte birleşen davalıdan alınarak birleşen davacı Şirkete verilmesine, birleşen davacının davalı tarafından iade edilemeyen ürünlere yönelik maddi tazminat isteminin kabulü ile (talep ile bağlı kalınarak) 25.175,94 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek orandaki avans faizi ile birlikte birleşen davalıdan alınarak birleşen davacıya verilmesine, dava konusu taraflar arasındaki sözleşmenin 12 ... maddesi gereğince 30.000,00 TL cezai şart alacağının birleşen davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren en yüksek orandaki avans faizi ile birlikte alınarak birleşen davalı Rodi Giyim San. ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine, davacının sözleşmeden kaynaklanan diğer cezai şarta yönelik isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: öncelikle davaların birleştirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 1. ve 2. raporları sunan bilirkişinin aynı kişi olduğunu ve aynı raporu verdiğini, yükümlülüklerini yerine getirmelerine rağmen karşı tarafın yükümlülüğünü yerine getirmediğinden dolayı keşide edilen ihtarnamenin hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, karara konu edilen 27.000,00 TL'lik ürünün, kasaların davalı tarafından sistem kapatılması nedeniyle, davalıya hiç açılmadan kargodan geldiği şekliyle iade edildiğini, mağazadaki tüm pos cihazlarının rodi tarafından kurulduğunu, yani temlik sözleşmesi gereği tüm gelirin davalıya gittiğini, ortaklık sözleşmesine göre ürünlerin zaten davalının olduğunu, fatura edilemediğini, satıldıktan sonra fatura edildiğini, fesihten sonra alınmayan ürünlere fatura kesilmesinin usulsüz olduğunu, ürünleri almayarak müvekkilini bu şekilde mağdur ettiklerini, sözleşmeye aykırı olarak karşılıklı denetleme haklarının kullandırılmadığını, kasaların kapatıldığını, mailleşmelerinin uyarılarına rağmen dikkate alınmadığını ve bu hususun mahkemece de göz ardı edildiğini, tadilat için verdikleri çeklerin ödenmiş olmasına rağmen hesaptan düşülmediğini, aralarındaki sözleşmenin bayilik sistemi olmayan, gidere ve gelire ortak olunan ortaklık sözleşmesi olduğunu, sözleşmeye aykırı olarak açılan Bolu Highway AVM'de faaliyet gösteren ve bizzat davalı şirket tarafından açılan mağazanın işlerliğinin sağlanması için müvekkilinin mağdur edildiğini, bu hususun dahi davalı şirketin kötü niyetinin en büyük ispatı olduğunu, taraflar arasındaki ortaklık protokolü gereği olarak mağazanın Rodi Markası konseptine uygun olarak dekorunun tüm maliyetinin müvekkili tarafından finanse edildiğini, sadece dekorun mimari olarak yerleştirilmesi, tabelalar, kasa, görseller, reklam panoları ve benzeri temaların ise Rodi Firmasının personeli ve görevlendirdiği teknik personel ve görevliler tarafından takılmış olup yine bunun aksi durumunda da tüm bu malzemeleri takan ekip ve personel tarafından söküleceğinin öngörüldüğünü, bu sebeple müvekkilinin sözleşmeyi ... taraflı haklı olarak feshetmesinin üzerinden geçen 30 günlük süre içerisinde davalı şirketin bu hususta hiçbir girişimde bulunmadığını, kendi yükümlülüğünü bilerek ve kasıtlı olarak yerine getirmeyen davalı şirketin bu yönde istediği 30.000,00 TL tutarındaki cezai şartın bu nedenle kabul edilemeyeceğini, davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmenin davalı şirketin sözleşmeye açıkça aykırı hareket etmesi, müvekkilini yıpratmak amacıyla ürün verilmesini durdurması ve son olarak da merkezi sistemden ürün satışını durdurması sebepleri ile haklı olarak müvekkili tarafından feshedildiğini, müvekkilinin ... yıllardır Bolu'da dürüstlüğü ile tanınan, itibar gören bir kişi olduğunu, ancak davalı şirketin bu tutum ve davranışları nedeniyle itibarının zedelendiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı/birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 235 ... maddesi gereğince müflise karşı açılan davaların iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bu husus taraflarınca ileri sürülmüş ise de mahkemece bu taleplerinin reddedildiğini, oysa müflis ile ilgili davalara ilişkin yetki kuralı kesin olup resen göz önünde bulundurulması gerektiğini, bu sebeple davacı tarafından açılan asıl dava hakkında Bolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davalının iflasından sonra hüküm kurmasının mevzuata aykırı olduğunu; müvekkilinin sözleşmeyi haksız feshettiği iddiasının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin sözleşmeyi birleşen davalı tarafından cari hesap bakiyelerinin ödenmemesi sebebiyle feshettiğini, bu husus bilirkişi raporları ile de ... olduğu gibi mahkeme tarafından da ödenmeyen alacaklarının hüküm altına alındığını, 07.06.2006 tarihli bayilik sözleşmenin süresinin 15.02.2011 tarihli ek protokol ile 5 yıl ile sınırlandırıldığından bayilik sözleşmesinin 07.03.2011 tarihinde sona ermiş olacağını, bu sebeple de taraflar arasında bayilik sözleşmesinin bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme konsinye çalışma şekline dönüştüğü için de sözleşmenin feshinin haklı fesih olarak öngörülmemesi gerektiğini, birleşen davada talep ettikleri 1.000,00 TL ile ilgili mahkemenin karar vermediğini beyan ederek asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden de 1.000,00 TL alacaklarına da hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından verilen raporda müvekkil şirkete ait ticari defterlerin lehine delil teşkil etmeyeceğine dair iddianın doğru olmadığını, şirket defterlerinin mevzuata uygun tutulduğunu, davalının ortaklık protokolüne aykırı davranışı ve ürün tedariki sağlamaması sebebiyle mağazanın cirosunda düşüş yaşandığını, kâr marjı üzerinden ciro hesaplandığından müvekkilinin doğrudan gelir kaybına uğradığını, İlk Derece Mahkemesince ek protokolün 3 üncü maddesinden bahisle kâr marjının haricinde bir kâr oranı üzerinden müvekkilin kâr kaybı isteminde bulunamayacağı kanaatine varılmış ise de, söz konusu düzenlemenin ciro oranlarının değiştirilmesine ilişkin olup sırf bu düzenleme gereği kâr kaybı istenemeyeceğine ilişkin hükme katılmadıklarını, mağazanın yıl bazlı ortalama aylık cirosunun 76.500,00 TL olduğundan ürünün gelmediği her bir yıl için muhtemel cironun 918.000,00 TL olduğu, kâr payı ek protokol göz önüne alınarak %35 üzerinden hesaplandığında kayıp kârın 321.300,00 TL olduğu, İlk Derece Mahkemesince yoksun kalınan kâra hükmedilmesi gerektiğini, protokolün 3 üncü maddesi kapsamında giderlerin yarı yarıya karşılanacağının ... olduğu ancak mağaza sayım ücretleri gönderilen mankenlerin ücretlerinin dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere müvekkile fatura edildiği, tadilat sonrası ücreti peşin ödenen eldeki ürünün ''... mağaza ... ürün'' anlayışı ile iadesinin istendiğini, gönderilmiş olmasına rağmen cari hesaptan düşülmediğini, ... ürünlerden de ücret istendiğini, bunların maddi tazminatın konusu olduğunu, mağduriyetinden dolayı borçlarını ödeyemediğinden ticaret yapamaz hale gelerek mağdur olduğunu, yoksun kalınan kâr-maddi-manevi tazminata karar verilmesini, birleşen dava yönünden ise, birleşen davacının cari hesaptan düşmediği kalemlerin mevcut olduğunu, tadilat nedeniyle verilen 8 adet çekin, tadilat nedeniyle ürün iadelerinin cari hesaptan düşülmediğini, mahkemenin cari hesap alacağı yönünden ... olduğu kararın hukuka uygun olmadığını, mahkemenin iade edilmeyen ürünler yönünden hüküm altına aldığı tazminatın uygun olmadığını, müvekkili aleyhine protokolün 12 ... maddesine aykırı davranıştan dolayı 30.000,00 TL cezai şarta hükmedilmiş ise de, tabelalar vs RODİ personeli tarafından takıldığı ve yine firmanın görevlendireceği personel tarafından sökülmesi gerektiğini, kendi yükümlülüğünü kasıtlı olarak yerine getirmeyen davalı şirketin bu yöndeki cezai şartının kabul edilemeyeceğini, bu sebepler doğrultusunda davalının müvekkilini feshe zorladığını, 30.000,00 TL'lik cezai şart için rapor dahi alınmadığını, tedarikin durması ve kasaların kapatılmasının ardından bir de cezai şart ödemesinin ahlaka aykırı olduğunu belirterek asıl dava yönünden kısmen ret kararının kaldırılarak tümden kabulüne, birleşen dava yönünden ise kısmen kabul kararının kaldırılarak tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı/birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin müflis olduğunu, tasfiyesinin Bakırköy İflas Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünü, müflis aleyhine açılacak davaların şirket merkezinin bulunduğu ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, asıl dava yönünde yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu uyarınca müflise karşı açılan davaların iflasa karar verilen yerdeki Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, yetkinin kesin yetki olduğunu, müvekkilinin sözleşmeyi haksız feshettiğinin doğru olmadığını, davacı tarafından cari hesap bakiyelerinin ödenmemesi sebebiyle feshettiğini, bayilik sözleşmesinin süresinin 5 yıl olduğunu, 07.03.2011 tarihinde kendiliğinden sona ereceğini, bu sebeple taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme konsinye çalışma şekline dönüştüğü için de fesihin haklı fesih olarak görülmemesi gerektiğini, birleşen davada talep ettikleri 1.000,00 TL ile ilgili taleplerinin reddedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasındaki protokol başlıklı bayilik sözleşmesinden ... sözleşmenin feshi ve feshe bağlı olarak cezai şart, kâr kaybı ile uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tazmini, birleşen dava ise aynı sözleşmeye dayalı olarak haksız feshi nedeni ile cezai şart, iade edilmeyen malların bedeli ve sözleşmeden ... tazminat alacağı istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
1.Temyizen incelenen birleşen davaya ilişkin olarak, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Asıl davada ise, davacı vekili davalı ile aralarında imzaladıkları protokolün davalı tarafından ihlali nedeniyle söz konusu protokolün feshini, protokolde yer ... cezai şart, uğradığı maddi ve manevi zarar ve kâr kaybını talep etmiş mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yargılama sırasında davalı şirket hakkında iflas kararı verildiği görülmektedir. İflasın açılması ile 2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ikinci alacaklılar toplantısının 10 gün sonrasına kadar duracağı öngörülmüş olup müflisin davalı olduğu hukuk davaları yönünden, iflas idaresi, alacaklıları tahkik ederken, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçireceği düzenlenmektedir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında verilir. Bir hukuk davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. İkinci alacaklılar toplantısında, alacak iflas masasına kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise dava konusuz kalacaktır. Alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilecektir (Yargıtay 15.H.D., 07.11.2017,2017/2276 E., 2017/3832 K.). Dosyada mevcut bulunan belge ve bilgilerden, Müflis Rodi Giyim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında 19.12.2013 tarihinde iflas kararı verildiği, kararın 17.09.2015 tarihinde kesinleştiği, Bakırköy 1.İcra Dairesi tarafından mahkemeye yazılan 13.07.2016 tarihli cevabi yazıda, 2 nci alacaklılar toplantısının 19.11.2015 tarihinde yapıldığı, iflas dosyasına asıl davacı ... tarafından herhangi bir alacak kayıt talebinde bulunulmadığı belirtildiğinden asıl dava yönünden davanın kayıt kabul davası olarak görülüp sonuçlandırılması gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan birleşen davaya yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2.Temyiz olunan asıl davaya ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.Asıl davaya ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden birleşen davada davalıya (birleşen davaya yönelik) yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden birleşen davada davacıya (birleşen davaya yönelik) yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.