Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasra Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.05.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Amasra Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 23.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin, 12.04.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki beraate ilişkin hükümlerin kaldırılmasına ve sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 9 ay hapis ve 4.160,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; savunması alınmadan karar verildiğine, kimsenin kredi kartını kötüye kullanmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, sanık ...'in iş kurmak amacıyla katılandan para istediği, katılanın da sanığa güvenerek, Bodrum Gümbet Garanti Bankasından 20.000,00 TL kredi çektiği ve söz konusu meblağı kendi isteği ile sanığa verdiği, çekilen kredinin ilk taksidi, sanık tarafından yatırılmadığı için, ilk taksit olan 1.250,00 TL'nin, müştekinin Garanti Bankası hesabından kesildiği, sanığın bu meblağı ödeyeceğini söyleyerek müştekiden Ziraat Bankasına ait hesap bilgilerini istediği, Ziraat Bankasına ait banka kartını kredi kartı borcunun ödenmesi amacıyla kendi rıza ve isteği ile verdiği, sanığın ise, müştekiye ait kredi borcunu ödemek yerine, müştekiye ait olan Amasra Ziraat Bankası Şubesine ait TR1900********5003 IBAN no'lu hesabından, almış olduğu banka kartı ile 29.08.2014 tarihinde 1.000,00 TL.+1.000,00 TL+1.000,00 TL ve 01.09.2014 tarihinde 550,00 TL olmak üzere toplam 3.550,00 TL'yi katılanın rızası ve bilgisi dışında çektiği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın inkar mahiyetindeki savunmasının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle hakkında beraat karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın katılana ait banka kartını katılanın rızası dışında kullanarak para çekmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği sabit görüldüğünden sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Oluşa, dosya kapsamına, tanık beyanlarına, hesap hareketlerine, banka yazı cevabına göre; aralarındaki samimiyet nedeniyle sanığın isteği üzerine katılanın Bodrum Gümbet Garanti Bankasından 11.07.2014 tarihinde 20.000,00 TL kredi çektiği ve söz konusu meblağı kendi isteği ile sanığa verdiği, 1.250,00 TL olan ilk taksitin sanık tarafından ödenmemesi üzerine paranın katılanın hesabından çekildiği, bunun üzerine katılanın sanığa ulaşarak borcunu ödemesini istediği, sanığın da taksiti yatıracağından bahisle katılandan banka kartını istediği ve tanık ...'ı katılanın yanına gönderdiği, tanığın katılandan kartı alarak sanığa verdiği, sonrasında sanığın katılanın hesabına para yatırmadığı gibi 29.08.2014 tarihinde birden fazla çekimle 3.000,00 TL, 01.09.2014 tarihinde 550,00 TL olmak üzere toplam 3.550,00 TL çektiği anlaşılmakla; sanığın eyleminin başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğundan mahkemenin sübuta ve suç niteliğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.04.2022 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasra Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.