Mahkumiyet
1-Sanık hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. .
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği anlaşılmakla; İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.10.2008 tarih ve 2006/742 Esas, 2008/708 Karar sayılı ilamın, tekerrüre esas alınan Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/286 Esas, 2007/204 Karar sayılı ilamından daha ağır hükümlülük içerdiği ve tekerrür uygulamasına esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz talepleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Yasa'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tümden çıkartılarak, yerine " İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.10.2008 tarih ve 2006/742 Esas, 2008/708 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK'nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı CMUK'nin 326/son ve 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, oy birliği ile;
2-Sanık hakkında ‘‘resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan’’ suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Hakkında gerçek kimlik bilgileri ile başka suçtan yakalama emri bulunan sanığın ihbar üzerine kimliğini ibraz etmesi istendiğinde müşteki ... adına düzenlenmiş sahte avukat kimlik belgesini ibraz ettiği; ancak henüz herhangi bir tutanak düzenlenmeden çelişkili beyanları üzerine gerçek kimliğinin tespit edildiği ve tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği anlaşılmakla; üzerine atılı "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. madde ve fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanığın lehine bulunan ve eylemine uyan 5326 sayılı Yasanın 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/2-c. maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 03.11.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK'nin 322. ve Kabahatler Kanununun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, Kabahatler Kanununun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 26.11.2019 tarihinde Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının ilk derece mahkemesinin direnme hakkını ortadan kaldırdığına dair üye ... Koparın'ın ek gerekçe ve karşı oyu ile oy çokluğuyla diğer yönlerden ise oy birliği ile karar verildi.