...

Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 ... Kanun hükümlerine göre yapılıp 20.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması, 1954 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu vardır.

2. Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği yaklaşık 9.000 m2 taşınmazın eşinin muris babası tarafından ölümüne kadar kullanıldığını, ölümüyle mirasçılarına kaldığını ve bilahare yapılan harici taksim ile eşi ve kayınvalidesine kaldığını, 1997 yılında yaptıkları anlaşma ile dava konusu taşınmazın zilyetliğini devir ve teslim aldığını ve bahsi geçen yere ilişkin zilyetlikle kazanımm şartlarının gerçekleştiğini belirterek, adına tescilini istemiştir.

Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2012/378 Esas, 2015/127 Karar ... kararı ile, davanın kabulü ile ..., ..., ... batısında 121 ve 122 O.S. noktaları bulunan gerekçeli karara ek 25.04.2013 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 11.046,07 metrekarelik taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar Hazine ile ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.02.2018 tarihli ve 2017/8160 Esas, 2018/779 Karar ... kararıyla, keşfe katılmayan orman yüksek mühendisi A.Ü'den alınan ek raporun hükme esas alındığı, keşfe katılmayan bilirkişiden alınan raporun hükme esas alınamayacağı, yine İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlar hakkında açılmış bir tescil davasının olup olmadığı ve taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş uygulama imar planı bulunup bulunmadığı, varsa taşınmazın uygulama imar planı içerisinde olup olmadığı hususlarının araştırılmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulü ile, ... ili, ... batısında 122 O.S. noktası bulunan gerekçeli karara ek 14.05.2019 havale tarihli fen bilirkişisi E.G tarafından düzenlenen raporda A harfi ile gösterilen 11.036,28 metrekarelik taşınmazın tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın imar ihyasının tamamlanmadığını, dava konusu taşınmazın orman olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... İdaresi vekili, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığını ve Kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususuna ilişkindir.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713. maddesi, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14,17 nci maddeleri, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1 inci maddesi.

Dava tescil istemine ilişkin olup; karar davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1. İlk Derece Mahkemesince ilk olarak davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı Hazine ve ... Büyükşehir Belediyesi vekillerinin temyiz istemi üzerine bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak devam edilen yargılama neticesinde yine davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... İdaresi tarafından ilk karar temyiz edilmediğinden, bahsi geçen davalının incelenen kararı temyiz hakkı da yoktur. Bu sebeple davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesince her ne kadar bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın neden tespit harici bırakıldığı belirlenmediği gibi geniş çaplı tesis paftası da dosyaya getirtilmemiş, hükme esas alınan orman raporu ekinde dava konusu taşınmaz 121-122 orman sınır noktaları ile irtibatlı ve hatta 122 nolu orman sınır noktasına bitişik olarak gösterildiği halde ilgili orman sınır noktalarını gösteren orman kadastro çalışma tutanağı dosyaya getirtilmemiş ve dava konusu taşınmazı ne okuduğu üzerinde durulmamıştır. Ayrıca hüküm kurulmadan önce dava konusu taşınmazın kuzeyinde ve kısmen kuzey doğusunda 486 ada 1 parsel ve 487 ada 1 parsel tarla vasfıyla şahıslar adına, 469 ada 1 parsel ham toprak vasfıyla Hazine adına kayıt dışı kalmış yerlerin tescili (ihya) sebebiyle tescil edilmiş olduğu halde İlk Derece Mahkemesince bu kayıtların oluşumuna esas belgeler getirtilerek incelenmemiş, bozma ilamında komşu taşınmazlar hakkında açılmış tescil davaları olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtildiği halde, bu yönde herhangi bir araştırma da yapılmamıştır. Alınan raporlarda, dava konusu taşınmazın öncesinin imar ihyaya muhtaç bir yer olup olmadığının ve imar ihyanın tamamlanmasından itibaren taşınmazın tamamı veya bir kısmı yönünden kazanımı sağlayacak 20 yıl süre ile malik sıfatı ile devam eden zilyetliğin bulunup bulunmadığı hususunun net olarak ortaya konulmadığı ve bozma ilamında 1990 yıllarına ait hava fotoğraflarında ne şekilde gözüktüğünün belirlenmesi gerektiği belirtildiği halde bu yönde inceleme yapılmadığı; 1953,1981,1992 hava fotoğraflarının sadece orman yönüyle incelendiği, kullanım yönünden sadece 2005 tarihli uydu görüntüsünün incelendiği anlaşılmıştır.

O halde İlk Derece Mahkemesince öncelikle geniş ölçekli tesis paftası dosyaya getirtilerek ve ilgili yerlerden sorularak dava konusu taşınmazın neden tespit harici bırakıldığı belirlenmeli; dava konusu taşınmazın kuzey ve kısmen kuzey doğusunda bulunan 486 ada 1 parsel, 487 ada 1 parsel ve 469 ada 1 parsel ... taşınmazların oluşumuna esas tüm belgeler getirtilerek incelenmeli; dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlarına ilişkin açılmış tescil davaları bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunması halinde dava dosyaları getirilerek incelenmeli; yörede yapılan orman kadastro çalışmalarına ilişkin tüm belgeler, dava tarihinden (dava tarihinden önce onaylanmış bir imar planı varsa bu tarihten) önceki 20 yıla ilişkin (2012-1992) hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirtilmeli; mahallinde 3 ziraat mühendisi, 1 harita/jeodezi mühendisi ve 1 orman mühendisi eşliğinde yapılacak keşifte kesinleşen orman kadastro tutanak ve haritaları uygulanmalı ve dava konusu taşınmazın durumu tereddüde yer vermeyecek şekilde çalışma tutanağı ile ilişkilendirilerek saptanmalıdır.

Dava konusu taşınmazın orman kadastrosunda şimdiki gibi orman sınırları dışında kaldığı belirlendiği takdirde, dava tarihinden geriye doğru 20 yıllık zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli; bu cümleden olarak keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; yukarıda değinilen belgeler uzman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları, ortofoto haritaları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi, zilyetliği devraldığı kişiler ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 ... Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde onaylanan bir imar planı bulunup bulunmadığı araştırılarak, komşu taşınmazlara ilişkin tespit edilecek başkaca dava dosyaları yapılan keşif ve yargılama esnasında nazara alınarak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı sebeplerle davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine;

Yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı sebeplerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.