SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Şikayetçi ...'nın sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmediği anlaşılmakla; hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığından şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteğinin reddedilmesi gerektiği, sanık ... müdafiinin öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği, sanıklar ... ve Mehmet Karataş ile ... müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği şikâyetçi vekili dışında temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2014/120 Esas, 2014/250 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen dolandırıcılık eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturma ihtimaline karşılık görevsizlik kararı verildiği, Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2014 tarihli 2014/120 Esas, 2014/81 Karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı vermesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 12.01.2015 tarihli ve 2015/170-713 Esas ve Karar sayılı kararı ile Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararının kaldırılmasına karar vermiştir.
2. Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli ve 2015/32 Esas, 2015/188 Karar sayılı kararında;
a) Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ...'ın 3 yıl, ... ve ...'ın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
1. Şikâyetçi ...'ya vekilinin temyiz isteği; suça konu dorsenin katılan ...'ya iadesinin gerektiğine, ilişkindir.
2. Sanık ...'in temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, diğer sanıkların atfı cürmü dışında yeterli delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
3. Sanık ... Karataş'ın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına adı geçen kişileri tanımadığına, ilişkindir.
4. Sanık ... müdafii, süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz etmek istediklerini belirtmiştir.
1. Şikâyetçi ...'nın kendisine ait olan ancak sanık ...e sattığı üç adet dorsenin şasi numaralarının değiştirilerek başka kişilere satıldığı iddiasıyla şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, suça konu dorselerden birinin Nizip ilçesinde şikâyetçi ...'ta ele geçirildiği, mevcut araç satış sözleşmesine göre şikâyetçinin dorseyi şüpheli ...(Paça) ...'dan satın aldığı, araç satış sözleşmesinde aracın şasi numarasının NP********39 şeklinde yazılı olduğu, yapılan kriminal incelemede görünürdeki mevcut şasi numarasının orijinal olmadığı, orijinal şasi numaralarının okunabildiği ve şasi üzerinde yapılan değişikliğin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun belirtildiği, sanık ...'in ifadesinde sanık ... Karataş'ın yönlendirmesi ve onun isteği üzerine dorseyi kendi adına aldığını ve akabinde satışını yaptığını, bu şekilde sanık ...in resmi belgede sahtecilik suçunu, diğer sanıklar ...Paça ve Mehmet Karataş'ın ise resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan ... beyanında, 63 * **** plakalı tır dorsesini 10 Nisan 2012 tarihinde daha önceden tanımadığı, ismini sonradan öğrendiği ...Paça isimli şahıstan 29.500,00 TL karşılığında noter huzurunda satın aldığını ve sanıklardan şikâyetçi olduğunu ifade etmiştir.
3. Şikâyetçi ... beyanında, iddiaların doğru olduğunu belirterek sanıklar hakkındaki şikâyetçini devam ettirmiştir.
4. Sanık ... (Paça) ... aşamalı olarak vermiş olduğu savunmalarında, olaydan yaklaşık 45 gün önce Viranşehir Sanayi Sitesi'nde araç boyama işi yapan sanık ... Karataş'ın kendisini arayarak T.C. kimlik numarasını ve adresini istediğini, dorse aldığını ancak üzerinde haciz olması nedeniyle kendisinin üzerine almak istediğini söylediğini, sanık ... Karataş ve ortağı Hüseyin'e gerekli bilgileri verdiğini, bir hafta sonra 4 adet dosya ile yanına geldiklerini, birlikte ...'da bulunan Orhan Müşavirlik isimli iş yerinde evrakın hazırlandığını, adına dört adet fatura kesilerek dorselerin üzerine yapıldığını, daha sonra da devrettiğini, şasi numarası üzerinde yapılan değişikliklerden haberinin olmadığını, beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Sanık ... Karataş savunmasında, sanayide oto boyama işi yaptığını, Hüseyin Usal ile gayri resmi ortaklığının olduğunu, sanık ...'i tanıdığını, ortağı Hüseyin'in kendisine uygun fiyatlı dört adet dorsenin olduğunu ve satın alabileceklerini söylediğini, yeterli parası olmadığı için bu işe giremeyeceğini söylediğini, daha sonra Hüseyin ve Nüsret'in satın aldığını öğrendiğini, kimseye usulsüz iş yapması için teklifte bulunmadığını, suçlamaları kabul etmediğini, ifade etmiştir.
6. Sanık Abdülhalik Gültekin savunmasında, diğer sanıkları tanımadığını, şikâyetçi Ali Rıza'dan 2 adet dorse satın aldığını, dorselerin yanında çalışan Hamo isimli kişinin kullanımında iken çalındığını, dorselerin çalındığına ilişkin müracaatta bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini, ifade etmiştir
7. Suça konu 47 ** *** plakalı dorse üzerinde 20.03.2012 tarihli rehin kaydı ile 16 adet yakalama ve haciz şerhinin bulunduğuna dair bilgi ve belgelerin dosyada mevcut olduğu görülmüştür.
8. Sanıklar arasında iletişimin olduğuna dair bilgi ve belgelerin dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
9. Dorse üzerindeki mevcut şasi numarasının orijinal olmadığı, orijinal şasi numarasına ait karakterlerin kazınarak yok edilmesinden sonra mevcut numaranın bulunduğu bölgeye sonradan düzensiz olarak vurulduğu görülmüş olup şasi numarası üzerinde gerçekleştirilen değişikliğin ilk bakışta dikkat çekmeyeceğinden aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair 04.12.2012 tarihli ekspertiz raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
10. Nizip 2. Noterliğince düzenlenen 10.04.2012 tarihli ve 4520 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile tutanakların dosyada mevcut olduğu görülmüştür.
Yapılan yargılama sonucunda, mahkeme sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkûmiyet kararlarını vermiştir.
A. Tebliğname Yönünden
Sanık ... ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün usulüne uygun şekilde sanık müdafiine 03.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin 18.11.2015 tarihli öğrenme üzerine yapmış olduğu temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak olunmamıştır.
B. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden
Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarında suçtan zarar gören, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olup suça konu belgelerin şikâyetçiye karşı kullanılmaması nedeniyle yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanıklar ...Doğan Ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik İle Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden
1. Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği ve bu hususun, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
D. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı hususu nazara alındığında; sanık hakkında 06.02.2014 tarihli Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/398 Esas sayılı iddianamesiyle "Müşteki ... tarafından dorsenin ilk teslim edildiği şüpheli Abdulhalik ile dorsenin ele geçirildiği ...'a satışı yapan şüpheli Nusret PAÇA ve Nusretin ifadesinde belirttiği şüpheli ...'ın iştirak iradesiyle hareket ederek şase numarası değiştirilmiş dorseyi satışa konu etmek ve bu suretle kullanarak resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri," iddiasıyla sadece resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı gözetilmeden iddianame kapsamı dışına çıkılarak sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması sureti ile 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli ve 2015/32 Esas, 2015/188 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik İle Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli ve 2015/32 Esas, 2015/188 Karar sayılı kararında sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2015 tarihli ve 2015/32 Esas, 2015/188 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.