HÜKÜMLER: Beraat, idarî para cezası

Sanık ...'in usulüne uygun olarak 20.01.2020 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 03.02.2020 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği üst Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

A. Sanık ...'in Temyiz Talebi Bakımından;
Usulüne uygun olarak 20.01.2020 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5271 sayılı Kanunun 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 03.02.2020 tarihinde temyiz

eden sanığın temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat ve İdarî Para Cezası Hükümlerine Yönelik Olarak Üst Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Vekilinin Temyiz Talepleri Bakımından;

Temyiz dilekçelerinin kapsam ve içerikleri ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin yedinci fıkrasında yer verilen düzenleme uyarınca yapılan incelemede;
Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık savunmalarının alındığı tarihlerden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

A. Sanık ...' in Temyiz Talebi Bakımından;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat ve İdarî Para Cezası Hükümlerine Yönelik Olarak Üst Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Vekilinin Temyiz Talepleri Bakımından;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle üst Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.11.2023 tarihinde karar verildi.