HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafii ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı

Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2013/103 Esas, 2015/352 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü madde uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddenin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir .

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2019 tarih 2015/416425 sayılı Tebliğnamesiyle dosya onama istemiyle Daire Başkanlığımıza gönedirlmiştir .

1. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması istemine ilişkindir.

2. Sanık ... müdafiinin Temyiz İsteği
Müddeti muhafaza dilekçesi vermiş gerekçeli temyiz dilekçesi ibraz etmemiştir.

3. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sübuta ve yapılan teşebbüs nedeniyle yapılan indirim miktarına ilişkindir.

Mahkemece; "Sanıklardan ... ile mağdurenin duygusal anlamda arkadaş oldukları, mağdurenin iş aradığını ... a söylediği, ... ın da çamçeşmede bir kafe açıldığını, sahibi ile görüştüğünde kendisine iş verebileceğini söylemesi üzerine görüşmeye gitmek üzere mağdure ile ...'nın buluştukları, görüşme saatine zaman olduğunda birlikte oyalandıkları ve sanık ... ın arkadaşı ...'yi de alıp birlikte gitmek istemeleri üzerine ... evine uğradıkları mağdurenin ... ve ağabeyi ...'ı önceden tanıdığı, evde mağdure ve ...'ın bir odaya geçtikleri, ...'ın mağdure ile ilişkiye girmek istemesi üzerine mağdurun istememesine rağmen anal yoldan ilişkiye girdiği ...'nin "sıra bende benimle de ilişkiye gireceksin" diyerek mağdure ile ilişkiye girmek istediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine tokat atarak yatağa fırlatığı, "burası benim evim evime geldiysen benimle de ilişkiye gireceksin" diyerek ağzını kapatıp tokatladığı, mağdurenin bağırması üzerine odaya ...'nin ağabeyi ... ve ...'ın geldiği, ...'yi tutarak ona engel oldukları, mağdureyi evden çıkardığı, mağdurenin Pendik Devlet Hastahanesinde yapılan muayenede ekimoz ile fissur, dudağında hassasiyet tespit edildiği sanık ...'ın savunmasında mağdureyle ilişkiyi kabul ettiği, mağdure ve sanık ... ve tanık ...'ın anlatımlarıyla sanık ... eyleminin subut bulunduğu Marmara Üniversitesi Pendik Araştırma ve Eğitim Hastahanesinin 03.02.2015 tarihli raporuna göre olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu, ancak hangi sanığın eylemiyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğıunun tespit olunamayacağı bildirilmekle ...." sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçlardan mahkumiyet kararı verilmiştir .

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

1. Mağdurenin ve velayet hakkına sahip annesi şikayetçinin 23.05.2013 tarihli duruşmada kamu davasına katılmak istemediklerini ve sanıktan şikayetçi olmadıklarını bildirmesi, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında mağdurenin katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. Ret gerekçesi ve kapsamı nazara alındığında; mağdure vekilinin temyiz itirazlarının esastan reddiyle hükmün onanması yönündeki Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
İlk Derece Mahkemesi gerekçe ve tüm dosya kapsamına göre; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir .

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

1. Sanığın sorgu beyanlarında mağdurenin yaşını on altı olarak bildiğine yönelik savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma kapsam ve gerekçesi nazara alındığında Tebliğnamedeki onama istemli görüşe iştirak edilmemiştir .

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2013/103 Esas, 2015/352 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2013/103 Esas, 2015/352 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık Müdafii Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2013/103 Esas, 2015/352 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.11.2023 tarihinde karar verildi.