T U T U K L U

Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2019/553 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/2394 Esas, 2020/2378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile aynı Kanun'un 289 uncu maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

C. İstinaf bozma kararına uyularak verilen Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2021/59 Esas, 2021/297 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 46.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

D. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/1762 Esas, 2021/1725 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, kazanılmış hakkın gözetilmemesi nedeniyle hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, temyiz talebinin esastan reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

3. Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin süresinde olmaması nedeni ile aleyhe değiştirme yasağının ihlal edildiğine,

4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 14.05.2019 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Fehmi'ye eroin sattığı, 18.07.2019 tarihinde ise üzerinde 12 paket eroin ile yakalandığı olaylarda; tape kayıtları ile kolluk tutanağının birbiri ile örtüşür ve birbirini doğrular mahiyette olduğu, görüşmenin uyuşturucu alımı için yapıldığı, buluşmanın sağlandığı ve uyuşturucu alım satımının fiilen gerçekleştirildiği, kesintisiz takip ile durumun tutanak altına alındığının anlaşıldığı, dosya kapsamı, kolluk tutanağı, tanık anlatımı ve sanık savunması ile sanığın suç tarihinde tanığa eroin verdiğinin sabit olduğu, sanığın Aksaray Şehirlerarası Otobüs Terminali'nde yakalandığı, usulüne uygun olarak alınan arama ve elkoyma kararı neticesinde sanığın üzerinde yapılan aramada iç çamaşırı bacak arası bölgesinde mavi renkte naylon poşet içerisinde şeffaf naylona sarılı vaziyette 12 fişek halinde ağzı siyah lastikle büzülü beyaz poşet parçaları içerisinde eroin maddesi bulunduğu, bu şekilde sanığın uyuşturucu ticareti yaptığının sübut bulduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, suç tarihlerinin eksik yazılması nedeniyle hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna ve vasfına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka aykırı olarak toplandığına ilişkin bir emarenin ise bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2019/553 Esas, 2020/164 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısının yüzüne karşı 10.07.2020 tarihinde verilmesine rağmen Cumhuriyet savcısının kararı kanuni istinaf süresinin geçmesinden sonra 04.09.2020 tarihinde istinaf ettiği ve Cumhuriyet savcısının istinafının süresinde olmaması nedeniyle kararın sadece sanık müdafii tarafından istinaf edildiği gözetilmeksizin sanık hakkında 17 yıl 2 ay 7 gün hapis cezası ve 46.860,00 TL adli para cezasına ve sanık hakkında ilk hükümde tekerrür hükümleri uygulanmamasına rağmen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/1762 Esas, 2021/1725 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni, tutuklanma koşullarında değişiklik olmaması ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.